
Talasemi, özellikle Akdeniz ülkelerinde sık rastlanan ve genetik bir nedene dayanan kan hastalıklarından biri. Bu hastalığın taşıyıcılığı, herhangi bir belirti göstermeden ömür boyu sürebilirken, iki taşıyıcı bireyin çocuk sahibi olması durumunda hastalığın ağır formlarının ortaya çıkma ihtimali artış gösteriyor. Uzmanlar, evlilik öncesi yapılan taramalarla bireylerin taşıyıcı olup olmadıklarını öğrenerek bilinçli seçimler yapmalarına olanak tanındığını belirtiyor.
Son yapılan bir araştırma, evlilik öncesi testlerin talasemi riski taşıyan çiftlerin sayısında belirgin bir azalma sağladığını ortaya koydu. Çalışma kapsamında, 10 yıl boyunca 500 binden fazla çift üzerinde yapılan incelemelerde, testlerin yaygınlaştırılması sayesinde hasta bebek doğumlarının önemli ölçüde azaltıldığı görüldü. Araştırmayı yürüten profesörlerden biri, hastalık riskinin erken tespit edilmesinin hem bireyler hem de toplum sağlığı açısından büyük bir kazanç olduğunun altını çiziyor.
Bu taramalar yalnızca talasemi değil, aynı zamanda kistik fibrozis, SMA ve benzeri diğer genetik hastalıkların tespiti açısından da önem taşıyor. Yetkililer, çok düşük maliyetlerle gerçekleştirilebilen bu testlerin, uzun vadede ağır tedavi masraflarının ve sosyal sıkıntıların önüne geçebileceğini vurguluyor.
(Sema Yüksel Güngörmez)