
Bu yıl yayımlanan UNESCO Eğitim Raporu’na göre, dünya genelinde yaklaşık 258 milyon çocuk ve genç, temel eğitime erişimden yoksun. Özellikle düşük gelir grubundaki ülkelerde yaşayan kız çocukları, engelli bireyler ve azınlık topluluklarından öğrenciler bu eşitsizlikten en çok etkilenen gruplar arasında yer alıyor. Rapor, ayrıca dijital dönüşüm çağında teknolojik altyapı eksikliğinin, eğitimde daha derin ayrışmalara neden olduğunu vurguluyor.
Dünya Bankası’nın hazırladığı bir diğer kapsamlı araştırma ise, COVID-19 pandemisi sonrası artan öğrenim kayıplarına işaret ediyor. Rapora göre pandemi sırasında dünya genelinde uygulanan uzaktan eğitim modellerine erişim, büyük ölçüde gelir ve coğrafi bölgeler arasındaki uçurumlara bağlı olarak farklılık gösterdi. Örneğin, Sahra Altı Afrika bölgesindeki öğrencilerin yalnızca yüzde 20’si dijital araçlara erişebilirken, Batı Avrupa ülkelerinde bu oran yüzde 95 seviyelerinde. Bu durum, evrensel eğitimin sürekliliğinin teknoloji yatırımları ile yakından ilişkili olduğunu kanıtlar nitelikte.
Bu veriler çerçevesinde uzmanlar, evrensel eğitim hedeflerinin gerçekleşmesi adına belirli stratejik adımların kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyor. Öncelikle hükümetlerin eğitim bütçelerini artırması ve bu bütçeyi daha etkin kılması birincil gereklilik olarak öne çıkıyor. Çünkü eğitim sadece bireylerin değil, toplumların ekonomik kalkınması için de lokomotif bir güç. Finlandiya gibi yüksek performanslı eğitim sistemlerine sahip ülkelerde kişi başına yıllık eğitim harcaması 13 bin dolar seviyesindeyken, düşük gelirli onlarca ülkede bu rakam 500 doların altında kalıyor.
İkincil olarak, öğretmen eğitiminin güçlendirilmesi kritik bir diğer unsur. Birleşmiş Milletler Eğitim İnisiyatifi önderliğinde hazırlanan verilere göre, dünya genelinde 69 milyon öğretmen açığının olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla eğitim kadrolarının yetkinleştirilmesi ve yeni nesil öğretim metotları ile donatılması sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında birinci öncelik olmalı.
Son olarak dijital eşitsizliğin giderilmesi, eğitim reformlarının dijitalleşmeyi de öncelemesi gerekiyor. Uzmanlar, uzaktan öğrenme teknolojilerinin yalnızca kriz dönemlerinde değil, normal şartlar altında da tüm öğrencilere eşit fırsatlar sunacak şekilde entegre edilmesinin gerekliliğine vurgu yapıyor. Eğitim teknolojilerine artan yatırımların bu alandaki boşlukları dolduracağı beklentisi giderek güçleniyor.
(Dilvin Altıkardeş)