
Sektör uzmanlarının değerlendirmelerine göre, bu artışın ana nedenlerinden biri, uluslararası pazarlarda fındığa olan talebin özellikle belirli bölgelerde yoğunlaşması ve fiyatların yükselmesi olarak belirtiliyor. Özellikle Mısır gibi ülkelerde fındığa olan talebin giderek artması, ihracatta azalan miktara rağmen gelirlerin yükselmesine olanak sağladı. Bu da fındığın stratejik bir ürün olarak değerini bir kez daha ortaya koyuyor.
Yapılan araştırmalar, fındık üretim süreçlerinde kalite odaklı iyileştirmelerin ve işlenmiş fındık ürünlerinin ihracatı artırıcı etkisini vurguluyor. Ayrıca, markalaşma ve uluslararası pazarlarda etkin tanıtım faaliyetleri de bu yönde olumlu bir ivme kazandırmış durumda. Ancak uzmanlar, küresel rekabet gücünü koruyabilmek ve talebi daha sürdürülebilir seviyelere taşımak için üretimde verimliliğe ve inovasyona öncelik verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Gıda sektörü temsilcileri, her ne kadar döviz girdisindeki artış umut verici olsa da uzun vadede üretim miktarını artırmak üzere daha kapsamlı planlamaların yapılması gerektiğini ifade ediyor. Bunun yanı sıra, küresel talepteki dalgalanmalara karşı direnç gösterebilmek adına dış ticaret stratejilerinin sürekli revize edilmesi gerektiği de uzmanların önerileri arasında yer alıyor.
(Dilvin Altıkardeş)