
Uluslararası bir çalışmada, özellikle 30-50 yaş grubundaki bireyler üzerinde yapılan incelemeler, uyku bozukluklarının kalp krizine zemin hazırlayabileceğini gösteriyor. Araştırmaya göre, düzenli olarak horlayan veya uyku apnesi yaşayan kişilerde kan oksijen seviyelerinde düşüş ve kalbin daha fazla efor sarf etmesi sonucu arterlerdeki basınç artışı, uzun vadede kalp krizi riskini artırabiliyor.
Bu durumun önemine dikkat çeken uzmanlardan Dr. Mehmet Yılmaz, genç bireylerin horlama veya sabahları yorgun uyanma gibi şikayetlerinde hemen bir uzmana başvurmaları gerektiğini belirtiyor. Yılmaz, "Horlama genellikle zararsız bir durum gibi algılansa da bazı riskli durumlarda, özellikle uyku apnesi ile birleştiğinde, kalbe ciddi anlamda yük bindirebilir. Gerekli teşhis ve tedavi yöntemlerinin erken dönemde uygulanması hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.
Araştırmanın bir diğer çarpıcı bulgusu ise gece boyunca uyku bölünmeleriyle uyanan bireylerin dolaşım sisteminde yaşanan bozulmaların, sadece kalp krizi değil aynı zamanda inme gibi diğer ciddi rahatsızlıklarla da bağlantılı olabileceğini göstermesi. Bu nedenle uzmanlar, horlama veya solunum düzensizlikleri gibi şikayetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor ve tedavi için geç kalınmaması gerektiğini hatırlatıyor.
(Sema Yüksel Güngörmez)