
Çalışmaya göre, gençlerin en güçlü motivasyon kaynaklarından biri, geleneksel iş modellerinin sınırlamalarından kurtulma isteği. Katılımcıların büyük bir kısmı, geleneksel bir ofis işinde çalışmanın kendilerini kısıtladığını ifade ederken, kendi işlerini kurarak daha özgür kararlar alabileceklerini düşünüyor. Bunun yanı sıra, teknolojik gelişmelerin sunduğu geniş olanaklar, gençlerin girişimci olma yönündeki cesaretini artırıyor. Dijital araçlar ve platformlar sayesinde düşük maliyetle iş kurma ve geniş kitlelere ulaşma imkanı, girişimcilik rüyalarının birer gerçeğe dönüşmesinde önemli bir rol oynuyor.
Araştırma sonuçlarına göre, genç girişimcilerin önemli bir kısmı sosyal etkisi yüksek projelere yöneliyor. Sürdürülebilirlik, çevre dostu üretim ve toplumsal faydaya odaklanan projeler, bu kuşağın iş yapma anlayışında öne çıkan unsurlar arasında. Örneğin, katılımcıların yüzde 65'i iş fikirlerinde toplumsal faydayı ön planda tuttuklarını belirtiyor. Bu durum, Z kuşağının yalnızca ekonomik getiriyi hedeflemeyen, aynı zamanda dünyanın daha iyi bir yer haline gelmesine katkıda bulunmayı amaçlayan bir yaklaşıma sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Elbette girişimcilik yolculuğu sadece ilham ve motivasyon ile sınırlı kalmıyor. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 70'i, finansal destek bulma zorluğuna dikkat çekerken; yüzde 50'ye yakını ise deneyim ve bilgi eksikliğinin süreci zorlaştırdığını ifade ediyor. Ayrıca piyasa koşullarının getirdiği belirsizlikler de bu gençlerin aşması gereken kritik engeller arasında yer alıyor.
(Ayşe Gezkin)