Gençler yasaklı madde teşvikiyle sosyal medyada karşı karşıya

Teknolojinin hızlı ilerleyişi ve sosyal medyanın hayatımızın her alanına nüfuz etmesi, birçok avantajıyla birlikte ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Bu risklerin başında gençlerin maruz kaldığı yasaklı madde teşvikleri geliyor. Son dönemde yapılan akademik çalışmalar ve sosyal medya analizleri, özellikle ergenlerin ve genç yetişkinlerin bu tehlikeyle karşı karşıya olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.  

Haber Giriş Tarihi: 08.01.2026 16:28
Haber Güncellenme Tarihi: 08.01.2026 16:28

Birçok genç, sosyal medya platformlarında yasaklı maddelerle ilgili içeriklere denk geliyor. Bu içerikler, genellikle zararsız ya da popüler gösterilmeye çalışılarak, dikkatsizlikte adeta bir 'normalleştirme' çabası içeriyor. Bir üniversite tarafından yapılan geniş çaplı araştırmaya göre, gençlerin yüzde 65’i sosyal medya platformlarında en az bir kez yasaklı madde tanıtımıyla karşılaştığını ifade ediyor. Bu durum, ebeveynler ve eğitimciler için alarm zillerini çalıyor.

Yasaklı maddelerin teşviki ile ilgili bir diğer dikkat çeken detay ise reklamların örtülü olması ya da influencer’lar yoluyla yayılması. Bazı influencer'ların bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde bu tehlikeli içerikleri yaydığını görüyoruz. Sosyal medyada popüler olan bazı akımların; zararsız eğlenceler olarak değerlendirilip gençler arasında hızla yayıldığı, ancak aslında tehlikeli bir alışkanlığa zemin hazırlayabilecek unsurlar içerdiği biliniyor.

Sosyal medyanın algoritmaları da sorunlara zemin hazırlıyor. Kullanıcıların bir videoyu izledikten sonra benzer içerikler ile tekrar karşılaşıyor olması, ilk etapta ilgisiz bir gencin bile sürekli maruz kalma sonucunda söz konusu maddelere ilgi duymasına kapı aralayabiliyor.

Gençlerin sosyal medya üzerinden yasaklı maddelere erişimi ve maruziyeti, teknolojinin yanlış veya kontrolsüz kullanımının getirdiği büyük bir risk olarak karşımıza çıkıyor. Bu riskin azaltılması için bireysel farkındalık kampanyalarından toplumsal bilinç oluşturulmasına kadar birçok alanda yapılması gereken çalışmalar beklemekte. En temel adım, dijital dünyanın kontrol altına alınması için bireyin ve toplumun bilinçlendirilmesidir.

(Ayşe Candan)