
Birçok araştırma kuruluşunun verilerine göre, özellikle son bir yılda temel gıda ürünlerinde ciddi bir fiyat artışı gözlemleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı verilere göre, gıda enflasyonu genel enflasyon oranını aşmış durumda. Örneğin, bu yılın başından itibaren ekmek, süt ve yumurta gibi temel ürünlerin fiyatlarında ortalama %50’nin üzerinde bir artış yaşandı. Benzer şekilde, sebze-meyve fiyatlarında da sezonluk hareketliliklerden bağımsız olarak sert yükselişler dikkat çekiyor.
Gıda fiyatlarındaki bu yükselişin nedenlerini incelediğimizde birçok faktör karşımıza çıkıyor. Tarım girdilerinde yaşanan maliyet artışları, bu faktörlerin başında geliyor. Gübre, mazot ve elektrik gibi tarımda vazgeçilmez olan girdilerin fiyatları, son birkaç yıl içerisinde neredeyse katlanarak arttı. Bunun yanı sıra, iklim krizi ve beklenmedik hava koşulları, tarımsal üretimi ciddi şekilde etkileyerek arz-talep dengesini bozuyor.
Küresel ölçekte ise pandemi sonrası tedarik zincirlerinde baş gösteren sıkıntılar hala tam anlamıyla çözülmüş değil. Özellikle ithalat bağımlılığı yüksek ürünlerde, döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle maliyetler hızla yükseliyor. Uzmanlar, bu durumun sadece kısa vadeli bir krizin ötesinde sistematik bir sorun olduğunu belirtiyor.
Bu ekonomik tablo içerisinde vatandaşların tepkileri ise oldukça net: Sofralar küçülüyor. Orta gelirli bir aile dahi bütçesinde ciddi bir daralma hissederken, dar gelirli aileler için temel gıda maddelerine erişim giderek daha zor hale geliyor. Yapılan saha araştırmaları, vatandaşların yüksek gıda fiyatları nedeniyle bazı ürünleri alışveriş listelerinden tamamen çıkardığını ortaya koyuyor. Geçmişte sofraların vazgeçilmezi olan kırmızı et artık birçok kişi için lüks bir tüketim maddesi haline gelmiş durumda.
Türkiye'nin farklı bölgelerinde gerçekleştirilen saha araştırmalarına kulak verdiğimizde, özellikle büyük şehirlerde yaşayan ailelerin sebze-meyve gibi taze ürünler yerine daha dayanıklı ve ucuz alternatifleri tercih ettiğini görüyoruz. Bunun yanı sıra, üreticilerin de ciddi sıkıntılarla karşı karşıya olduğu açık. Üretim maliyetlerini karşılamayan satış fiyatları nedeniyle çiftçiler üretimi bırakma riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Gıda fiyatlarında hızlı bir normalleşmenin olup olmayacağı sorusu ise şu an belirsizliğini koruyor. Uzmanlara göre, üretim maliyetlerinin azaltılmasına yönelik yapısal reformlar yapılmadıkça ve üreticiler desteklenmedikçe mevcut krizin çözülmesi pek olası görünmüyor. Bunun için acil politikaların hayata geçirilmesi gerektiği sık sık vurgulanıyor.
(Dilvin Altıkardeş)