
Dünya Sağlık Örgütü'nün 2023 yılı raporlarına göre, diyabet dünya genelinde 500 milyondan fazla insanı etkiliyor ve bu sayının önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde bu artış daha dramatik boyutlara ulaşmış durumda. Diyabetin uzun vadeli komplikasyonlarından biri ise diyabetik retinopati. Bu hastalık, gözün arka kısmında bulunan retina tabakasındaki kan damarlarının hasar görmesine yol açıyor. Araştırmalar, diyabetik retinopatinin erken müdahale edilmediği durumlarda kalıcı körlüğe neden olabileceğini gösteriyor.
Amerika'daki Johns Hopkins Üniversitesi tarafından yakın zamanda yayımlanan bir çalışmada, diyabetik bireylerin yüzde 30’undan fazlasında göz sorunları yaşandığı ortaya kondu. Çalışmada, diyabet süresi uzadıkça görme kaybı riskinin de belirgin şekilde arttığı vurgulandı. Yüksek kan şekeri seviyelerinin, retina dokusuna oksijen taşıyan damarları tahrip ettiği; hatta ciddi ödem ve kanamalara sebep olduğu belirtildi.
Türkiye'de de benzer bir tablo ile karşı karşıyayız. Türk Oftalmoloji Derneği, diyabetik bireylerin yılda en az bir kez göz kontrolüne gitmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Ancak yapılan araştırmalara göre, birçok kişi göz kontrollerini ihmal ediyor ve durum yalnızca ilerleyen evrelerde fark ediliyor. Özellikle Tip 2 diyabetli hastalarda başlangıçta görme kaybı hissedilmediği için erken teşhis şansı düşüyor.
Öte yandan beslenme alışkanlıkları ve sağlıklı yaşam tarzı seçimleri de diyabette göz sağlığını korumanın temel taşlarını oluşturuyor. Beslenme uzmanları, antioksidan açısından zengin meyve ve sebzelerin tüketilmesinin, özellikle C vitamini ve beta karoten gibi besin kaynaklarının göz dokusunu koruyabileceğini belirtiyor. Ayrıca düzenli egzersiz ve stresten uzak bir yaşam tarzının da genel sağlık üzerinde olumlu etkileri büyük.
(Fatma Hatun Altıkardeş)