
Yapılan araştırmalara göre, plastik üretiminde sıklıkla kullanılan petrokimyasal ürünlerin fiyatları son beş yıl içinde ciddi bir yükseliş trendi gösterdi. Bu artışın başlıca sebepleri arasında, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, üretim ve nakliye maliyetlerindeki artışlar ile küresel lojistik sorunlar bulunuyor. Ayrıca, özellikle pandemi sonrasında dünya çapında yaşanan tedarik zinciri problemleri de durumu daha karmaşık hale getiriyor.
Araştırma bulgularına göre, sektör temsilcileri özellikle 2023 itibarıyla hammadde temini konusunda ciddi sorunlar yaşamaya başladı. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’de faaliyet gösteren plastik üreticilerinin yüzde 60’tan fazlası, üretimlerinde maliyet artışı nedeniyle kâr marjlarını düşürmek ya da fiyatlarını artırmak zorunda kaldı. Ancak pek çok firma için bu durum sürdürülebilir olmaktan uzak.
Özellikle orta ölçekli işletmelerin büyük bir finansal baskı altında olduğu belirtilirken, piyasanın mevcut koşulları hem iç pazardaki rekabeti hem de dış ticaret dengelerini sarsmış durumda. Öte yandan, artan maliyetlerin tüketiciye yansıması da kaçınılmaz görünüyor. Plastik ürünlerin fiyatlarında yaşanan yükselişle birlikte; ambalaj, inşaat malzemeleri ve otomotiv sanayisi gibi plastik kullanımının yoğun olduğu birçok sektörde zincirleme bir etki gözlemleniyor.
Uzmanlara göre, sektörün içine düştüğü bu darboğazdan çıkışı sağlayacak temel unsurların başında daha stratejik bir hammadde temini ve sürdürülebilir malzeme kullanımına yönelik yatırımlar geliyor. Alternatif malzemelerin araştırılması ve geri dönüşüm teknolojilerinin daha fazla benimsenmesi, plastik sektörünün uzun vadede ayakta kalabilmesi için kritik öneme sahip.
(Ayşe Candan)