
Araştırmaya göre, hemşirelerin büyük bir kısmı yoğun çalışma saatleri, personel eksikliği ve sürekli stresle mücadele ediyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde, iş yükünün daha da ağırlaştığına dikkat çekiliyor. Sağlık çalışanlarının mental ve fiziksel tükenmişlik yaşama oranlarının önceki yıllara göre kayda değer şekilde arttığı belirtiliyor. Çalışmaya katılan hemşirelerin önemli bir bölümü, sürekli değişen vardiyalar ve dinlenme sürelerinin yeterli olmaması gibi faktörlerin kişisel sağlıklarını ve iş performanslarını ciddi şekilde etkilediğini ifade ediyor.
Uzmanlar, bu durumun yalnızca çalışanların değil, hasta bakım kalitesinin de olumsuz etkilenmesine yol açabileceğine işaret ediyor. Yorgunluk ve motivasyon düşüklüğü, medikal hataların artmasına neden olabileceği gibi çalışanların meslekten tamamen uzaklaşmalarına da zemin hazırlıyor. Araştırmacılar, bu sorunun çözümü için hemşirelere daha uygun çalışma koşulları sağlanması, destek programlarının artırılması ve sistematik iyileştirmelerin yapılması gerektiğini vurguluyor.
Bu bağlamda önerilen çözümler arasında ekip sayısının artırılması, iş yükünün adil bir şekilde dağıtılması, psikolojik danışmanlık ve destek programlarının hayata geçirilmesi gibi önlemler bulunuyor. Sağlık sektörünün bel kemiği olarak görülen hemşirelerin tükenmişlik riskinin minimize edilmesi, uzun vadede hem çalışanların refahını artıracak hem de sağlık hizmetlerinin kalitesinin yükselmesini sağlayacaktır.
(Ayşe Gezkin)