
Yapılan araştırmalar, özellikle sosyal yardımlardan yararlanma, nafaka ödeneklerinden kaçınma veya mal paylaşımında avantaj sağlama gibi sebeplerin bu tür davaların motivasyonu olduğunu ortaya koyuyor. Hileli boşanmalara yönelik incelemelerde, çiftlerin boşanmalarının ardından aynı evde yaşamaya devam ettikleri veya finansal ilişkilerini sürdürdükleri tespit ediliyor. Bu durum, hem yasal sürecin ihlal edilmesine hem de toplumsal adalet duygusunun zedelenmesine neden oluyor.
Boşanma davalarında görev yapan hukukçular, hileli boşanma davalarında mahkemelerin yalnızca beyanlara dayanmasının büyük bir eksiklik olduğuna işaret ediyor. Bu tür dosyalarda daha detaylı araştırmalar yapılması ve tarafların iddialarının daha derinlemesine incelenmesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, denetim mekanizmasının eksik kaldığını belirtiyor.
Sosyal hizmet uzmanları ise bu artışın altında ekonomik nedenlerin yanı sıra bireylerin yasal sistemdeki açıkları kötüye kullanma eğilimi olduğunu vurguluyor. Özellikle ülkemizin bazı bölgelerinde hileli boşanmaların daha sık görüldüğü ve burada ekonominin durumu ile eğitimsizlik gibi faktörlerin etkili olduğu sonucuna varılıyor.
Hukuk sistemindeki yasal boşlukların hileli boşanmaları kolaylaştırdığına dikkat çeken uzmanlar, başta toplumun bilinçlendirilmesi olmak üzere çeşitli önlemlerin alınması gerektiğini belirtiyor. Bu tür durumların önüne geçmek amacıyla boşanma sonrası süreçlerin daha sıkı denetlenmesi ve yaptırımların artırılması yönünde görüşler hakim.
(Dilvin Altıkardeş)