
Son yıllarda artan bilimsel çalışmalar, HPV aşısının rahim ağzı kanserine karşı yüzde 90’a varan oranlarda koruma sağlayabildiğini gösteriyor. Özellikle erken yaşlarda yapılan aşı, enfeksiyon kapma riskini önlerken, ileride kanser gelişim riskini de minimuma indiriyor. Kadınların yanı sıra erkeklerin de bu aşıları yaptırması, toplum genelindeki HPV yayılımını azaltarak koruma etkisini artırıyor.
Yapılan araştırmaların bulguları oldukça ümit verici. Örneğin, İsveç’te 1 milyonun üzerinde kadının katılımıyla yapılan geniş çaplı bir çalışmada, HPV aşısı olan kadınlarda rahim ağzı kanseri görülme oranının yüzde 63 azaldığı tespit edildi. Benzer bir çalışma İngiltere’de gerçekleştirildi ve 16 yaşın altında aşılanan bireylerde rahim ağzı kanser vakalarının neredeyse tamamen önlendiği sonucuna ulaşıldı.
Uzmanlar, HPV aşısının yalnızca bireyleri korumadığını, aynı zamanda toplum genelinde bağışıklık sağlayarak, uzun vadede rahim ağzı kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarının görülme oranını düşürdüğünü vurguluyor. DSÖ verilerine göre, dünya genelinde her yıl yarım milyondan fazla kadın rahim ağzı kanserine yakalanıyor ve bu vakaların yaklaşık 300 bini ölümle sonuçlanıyor. Ancak çoğu vaka, düzenli taramalar ve HPV aşıları sayesinde önlenebilir durumda.
Ayrıca HPV aşılarının yan etkileriyle ilgili de çeşitli araştırmalar yapılıyor. Şu ana kadarki bulgular, aşının güvenli olduğunu ve ciddi yan etkilerden arındırıldığını gösteriyor. Hafif etkiler arasında sadece enjeksiyon bölgesinde ağrı veya hafif kızarıklık gibi şikayetler bildiriliyor.
Sağlık otoriteleri, özellikle henüz cinsel hayata başlamamış ergenler ve genç yetişkinler için HPV aşısını öneriyor. Bunun yanında mevcut HPV taşıyıcıları ve ileri yaş grupları için de aşının koruyucu etkisinin bulunduğu aktarılıyor.
Türkiye’de de okul çağındaki çocuklara ücretsiz olarak sunulması gündemde olan HPV aşısı, halk sağlığı açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda aşının toplumsal farkındalığının artırılmasına yönelik kampanyalar düzenleneceği belirtiliyor. Bununla birlikte, her bireyin düzenli doktor kontrolünden geçmesi ve taramalarını aksatmaması gerektiği hatırlatılıyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)