
Yapılan araştırmalara göre, 2023 itibarıyla demir-çelik başta olmak üzere temel inşaat malzemelerinin fiyatları son beş yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanarak hazırlanan bir rapor, inşaat maliyet endeksinin geçen yıla göre yüzde 60'ın üzerinde bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu artış özellikle çimento, beton ve kereste gibi yapı malzemelerinde belirgin şekilde hissediliyor.
Ekonomistler bu maliyet artışında küresel faktörlerin etkili olduğuna dikkat çekiyor. Çin ve ABD gibi büyük ekonomilerin inşaat projelerine ağırlık vermesi, uluslararası ölçekte hammadde talebini artırarak fiyatları yukarı çekti. Aynı zamanda enerji krizi ve döviz kurlarındaki oynaklık, Türkiye gibi ithalata bağımlı ülkelerde inşaat sektörünün üzerindeki mali baskıyı daha da artırdı.
Sektör oyuncuları ise bu durum karşısında çözüm arayışında. Müteahhitler, maliyetleri dengelemek adına yerel tedarikçilere yönelirken, bazı firmalar da küçük ölçekli projelere öncelik vererek riski minimize etmeye çalışıyor. Ancak alınan bu tedbirler, yükselen fiyatların konut satışlarına olan etkisini ortadan kaldırmaya yetmiyor. Konut fiyatlarındaki artışlar, alım gücünü zorlarken, tüketici talebinde de bir yavaşlama gözleniyor.
Uzmanlar ise bu konuda daha uzun vadeli ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi gerektiği görüşünde birleşiyor. Yerli üretimi destekleyecek teşviklerin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim ve lojistik süreçlerini iyileştirecek yatırımların devreye sokulması öneriler arasında yer alıyor. Tüm bu gelişmelere rağmen, sektörün kısa vadede toparlanması zor görünüyor ve maliyet artışlarının etkisinin önümüzdeki yıllarda da hissedilebileceği belirtiliyor.
İnşaat sektöründeki bu maliyet artışı dalgası, sadece sektör profesyonellerini değil, bireylerin yaşam standartlarını da etkiliyor. Dolayısıyla çözüm arayışlarının geniş katılımlı ve kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiği net bir gerçek olarak karşımızda duruyor.
(Sema Yüksel Güngörmez)