
Sayıştay raporlarının son dönem analizlerine bakıldığında, kamunun zarara uğratılma ihtimaline yönelik tespitler dikkat çekiyor. Yapılan incelemeler sonucu; ihale süreçlerindeki usulsüzlükler, denetimsiz harcamalar ve bazı projelerde ki düşük mali hesaplamaların ciddi sıkıntı yarattığı belirtiliyor. Raporlarda yer alan çarpıcı bir tespit, birçok kamu kurumunda yapılan düzenlemelerin şeffaflık ilkesinden uzak olduğu yönünde. Bu durum, kamu kaynaklarının halk faydasına uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığına dair soru işaretlerini büyütüyor.
Özellikle ulaştırma projeleri, altyapı yatırımları ve büyük ölçekli kamu ihaleleri üzerinden yapılan incelemeler, israf ihtimallerinin daha açık hale geldiğini gösteriyor. Örneğin, bir köprü projesinde maliyet aşımının yüzde 60’a vardığı ve yüklenici firmanın fazladan ödemeler aldığı raporlanmış durumda. Benzer şekilde bazı enerji projelerinde, sözleşme şartlarına uyulmamasına rağmen firmalara onay verildiği ifade ediliyor. Bu durumlar sadece ekonomik kayıp değil, aynı zamanda toplumda güven bunalımına yol açan etkileri de beraberinde getiriyor.
Kamu zararının sıfıra indirilmesi mümkün olmasa da, uzmanlar bu kayıpların etkin bir denetim mekanizmasıyla minimum seviyeye çekilebileceğinin altını çiziyor. Üniversitelerde yapılan araştırmalardan elde edilen verilere göre, şeffaflık ve hesap verebilirlik kriterlerinin sağlanması halinde kamu kaynaklarının çok daha etkin kullanılabileceği vurgulanıyor. Ayrıca yerel yönetimlerde, mevcut denetim açıklarını kapatacak bağımsız gözlem yapılarının kurulmasının önemine işaret ediliyor.
Denetim raporlarının ışığında alınabilecek önlemler şu şekilde özetlenebilir: öncelikle ihalelere katılım süreçlerinin daha demokratik hale getirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bununla birlikte, şeffaflık ilkesi çerçevesinde harcamaların kamuoyuyla paylaşılması ve oluşturulacak bir izleme komitesinin süreçleri anbean takip etmesi öneriliyor. Dijitalleşen dünyada, kamu düzenlemelerinde teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması da şeffaflık için alternatif bir yol olarak değerlendiriliyor.
(Dilvin Altıkardeş)