
Göz sağlığı uzmanlarına göre, nem oranı düşük ortamlarda gözyaşı tabakası normalden daha hızlı buharlaşıyor. Gözyaşı, göz yüzeyini nemli tutarak hem koruma hem de rahat bir görüş sağlayan temel unsurlardan biri. Ancak kapalı alanlarda, özellikle de klimalı, ısıtıcı kullanılan veya yetersiz havalandırma bulunan mekanlarda bu doğal denge bozulabiliyor. Bunun sonucunda, gözlerde batma, yanma, kızarıklık ve bulanık görme gibi şikayetler oluşabiliyor.
Bu bağlamda yapılan bir araştırmada, düşük nemin sürekli maruz kalındığında göz kuruluğu vakalarını yüzde 30 oranında artırdığı tespit edildi. Uzun süre bilgisayar ya da akıllı cihaz ekranlarına bakan bireylerde riskin daha da yüksek olduğu vurgulanıyor. Zira ekrana bakarken insanların göz kırpma sıklığının azaldığı ve bunun da gözyaşı buharlaşmasını hızlandırdığı biliniyor.
Uzmanlar, özellikle ofis çalışanları ve kapalı alanlarda uzun süre vakit geçiren kişilere bazı önlemler öneriyor. İlk olarak, bulunduğunuz ortamın nem seviyesinin yüzde 40-60 aralığında tutulması gerektiği belirtiliyor. Bunun için nemlendiriciler kullanılabilir ya da düzenli olarak pencerelerin açılarak doğal havalandırma sağlanabilir. Ayrıca bol su tüketimi ve gözlerin gün içinde kısa aralıklarla dinlendirilmesi de alınabilecek etkili tedbirler arasında. Göz damlası kullanımı ise doktor tavsiyesiyle gerçekleştirilmesi gereken bir yöntem olarak öneriliyor.
(Dilvin Altıkardeş)