
Araştırma bulgularına göre ekonomideki yavaşlama, pandemi sonrası toparlanma sürecindeki dengelenme ve yeni konut projelerinin devreye alınması gibi faktörler kira artış hızını aşağı doğru baskılıyor. Bununla birlikte, sektörel dinamikler ve bölgesel farklılıklar da kira fiyatlarındaki değişim üzerinde belirleyici rol oynuyor. Özellikle büyük şehirlerdeki arz-talep dengesinin değişimi, kira fiyatlarının stabil kalmasına ya da düşmesine zemin hazırlıyor.
Uzmanlar, konut üretimindeki hızlanmanın ve boş kiralık daire oranlarındaki artışın, kira enflasyonu üzerindeki etkisini güçlendirdiğini ifade ediyor. Geniş kapsamlı araştırmalar, daha fazla konut seçeneğinin piyasa üzerindeki rekabeti artırarak kira fiyatlarını stabilize ettiğine dikkat çekiyor. Bu noktada, devlet politikalarının da piyasa üzerindeki sonuçları önem taşıyor. Yeni bina yapımları teşvik edilmekle kalmıyor, aynı zamanda kiracıların haklarını koruyan düzenlemeler de devreye alınıyor.
Bölgesel bazda baktığımızda, örneğin İstanbul’un merkezi lokasyonları ile çevre ilçeleri arasında fiyat farkının daraldığı görülüyor. Bu durum, metropoldeki yaşam koşullarının geniş kesimlere erişilebilir hale gelmesini sağlıyor. Aynı eğilimlerin, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde de izlendiği belirtiliyor.
(Ayşe Yıldırım)