
Stanford Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, bir başkasına iyilik yapmanın beyindeki mutluluk hormonlarını artırdığı gözlemlendi. Araştırmada, 100 katılımcıdan günlük hayatta yapabilecekleri ufak iyilikler gerçekleştirmesi istendi. Bu iyilikler arasında bir yabancıya kapıyı tutmak, arkadaşlara kompliman yapmak ya da ihtiyaç sahibi birine bağışta bulunmak gibi basit eylemler yer aldı. Çalışmanın sonunda katılımcıların çoğu kendilerini daha mutlu ve hayata bağlı hissettiklerini belirtti. Bunun yanı sıra, bu tür davranışların sosyal ilişkileri güçlendirdiği ve bireyler arasındaki güveni artırdığı da öne sürüldü.
Bu bulgularla uyumlu olarak Yale Üniversitesi'nde yapılan bir başka araştırmada, insan beyninin iyilik yapma sırasında nasıl bir aktivite gösterdiği incelendi. Beyinde özellikle ödül sistemini aktive eden bölgenin bu tür davranışlarla harekete geçtiği kanıtlandı. Uzmanlar bu durumu, başkasının mutluluğunu görmenin insanlardaki içsel tatmin hissini yoğunlaştırmasıyla açıklıyor.
Basit bir teşekkür, nazik bir selamlaşma veya tanımadığınız birisine ufak bir jest... İşte tüm bu küçük eylemler, toplumsal ilişkileri sağlamlaştırmakla kalmayıp bireyin ruh haline dokunan önemli birer araç görevi görüyor. Psikologlar, bu küçük ama etkili davranışların özellikle modern yaşamın stres ve kaygı dolu rutinine pozitif bir katkı sağladığını vurguluyor.
Toplum olarak özellikle günlük hayatın koşuşturması içinde bazen bu tür incelikleri unutsak da bilimsel çalışmalar, iyiliğin ve nezaketin bireysel ve toplumsal faydalarını tekrar tekrar kanıtlıyor. Unutmayalım ki küçük adımlar bile bir araya geldiğinde büyük değişimlere yol açabilir. Belki de bugün yapacağınız küçücük bir iyilik, birilerinin hayatını sandığınızdan çok daha fazla güzelleştirebilir.
(Dilvin Altıkardeş)