
Kuru kayısı ihracatı, Ocak-Mart döneminde yaklaşık %20’lik bir artışla 22 bin tonluk satış miktarını yakalarken, ihracat gelirleri ise 78 milyon doları aştı. En çok ihracat yapılan ülkeler sıralamasında Avrupa Birliği ülkeleri başı çekerken, Uzak Doğu ve Orta Doğu pazarlarında da olumlu sinyaller alınmaya devam edildi. Bu olumlu tablo, sektör temsilcilerini umutlandırırken, yılın geri kalanı için hedef beklentileri yukarı çekmiş durumda.
Uzmanlara göre bu başarının ardında birkaç temel etken bulunuyor. Öncelikle, Malatya başta olmak üzere Türkiye’nin pek çok bölgesinde üretimin yüksek kalite standartlarına uygun olarak yapılması oldukça etkili oldu. Özellikle son yıllarda geliştirilen modern sulama teknikleri ve çiftçilerin bilinçlendirilmesine yönelik yapılan yatırımlar, ürün kalitesini ciddi anlamda artırmış durumda.
Öte yandan, ihracat stratejilerindeki değişim de dikkat çekiyor. Türk kuru kayısısı, geleneksel pazarların yanı sıra son yıllarda alternatif ve yüksek potansiyel taşıyan pazarlara yöneldi. Çin, Hindistan ve Güney Kore gibi ülkelerde yürütülen tanıtım faaliyetlerinin etkisi yavaş yavaş görülmeye başlandı. Geleneksel tarım ürünlerimizden biri olan kuru kayısının uluslararası pazarda marka değeri kazanması için özel ambalajlama ve yenilikçi üretim tekniklerine yatırım yapılması da sektörün büyümesine katkı sağladı.
Dünya genelindeki yüksek kalite standartlarına uyum sağlamak adına yapılan sertifikasyon ve denetim çalışmaları, Türk kuru kayısısını küresel piyasalardaki rakiplerinden bir adım öne taşıdı. Ayrıca döviz kurlarındaki denge ve maliyet yapılarındaki etkili yönetim ile rekabet gücünün arttığı gözlemlendi. Tüm bu başarılar, Türkiye'nin tarım ürünleri ihracatında kuru kayısının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
2026’nın ilk çeyreğindeki bu performansın yıl boyunca devam ettirilmesi için sektör temsilcileri çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda. İhracatta yeni pazarlar keşfetmek ve mevcut pazarları derinleştirmek öncelikli hedeflerden biri olarak ön plana çıkıyor. Bunun yanı sıra sürdürülebilir üretim yöntemlerine yatırım yapılarak çevresel etkilerin azaltılması da sektörün öncelikleri arasında yer alıyor.
(Dilvin Altıkardeş)