Mantar zehirlenmeleri karaciğer nakline yol açabilir

Mantar zehirlenmeleri, özellikle sonbahar aylarında dikkat edilmesi gereken ciddi bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Doğada yetişen mantar türleri tüketilmeden önce detaylı bir şekilde incelenmediğinde, telafisi güç sonuçlar doğurabiliyor. Özellikle zehirli mantarların neden olduğu toksik etkiler, vücutta geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabiliyor. Uzmanların yaptığı son araştırmalar, bu tür zehirlenmelerin en kritik sonuçlarından birinin karaciğer yetmezliği olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, kimi hastalarda karaciğer naklini zorunlu hale getiriyor.

Haber Giriş Tarihi: 08.11.2025 16:05
Haber Güncellenme Tarihi: 08.11.2025 16:05

Uluslararası Tıp Dergisi'nde yayımlanan bir çalışma, mantar kaynaklı karaciğer hasarlarının hızla ilerlediğini ve erken tedavi edilmezse ölümcül sonuçlara neden olabileceğini işaret ediyor. Araştırmaya göre, özellikle "Amanita phalloides" (ölüm meleği) olarak bilinen mantar türü, dünya genelindeki ölümlü mantar zehirlenmelerinin büyük bir kısmından sorumlu. Türkiye'de de görülen bu mantar türünün toksinleri, karaciğerde hızlı bir şekilde tahribata yol açarken, diğer organlarda da fonksiyon bozukluklarına neden olabiliyor.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Tıp Fakültesi’nin ortak araştırmasında, 2010-2020 yılları arasında kaydedilen mantar zehirlenmesi vakaları detaylı bir şekilde incelendi. Çalışma sonuçlarına göre, zehirlenme vakalarının yüzde 70'inden fazlası bilinçsiz toplama ve yanlış tür seçiminden kaynaklanıyor. Uzmanlar özellikle ormanlık alanlarda bulunan yabani mantarların tüketilmesinden kaçınılması gerektiğini vurguluyor.

Uzmanlar, son yıllarda artan mantar zehirlenmeleri konusunda aileleri uyarıyor: "Zehirlenmenin ilk saatlerinde kişide mide bulantısı, kusma ve ishal gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Ancak bu aşama yanıltıcı olabiliyor. Bazı vakalarda belirtiler birkaç gün geçtikten sonra tekrar başlıyor ve bu, karaciğer hasarının en ciddi aşamaya ulaştığını gösteriyor."

Son teknoloji tedavi yöntemlerine rağmen bazı vakalarda karaciğer nakli tek çözüm olarak öne çıkıyor. İstatistiklere göre mantar zehirlenmelerine bağlı gerçekleşen karaciğer nakli oranları, 1990’lı yıllara oranla yüzde 25 artış göstermiş durumda. Bu artışın temel nedenleri arasında mantar türlerine dair bilinçsizliğin yüksek olması ve erken müdahalede yetersizlik yer alıyor.

Uzmanların bu konudaki önerileri açık: Yaban mantarlarının toplanmaması, yalnızca güvenilir üreticilerden alınan kültür mantarlarının tüketilmesi ve zehirlenme durumunda vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması gerekiyor. Ayrıca okullarda ve toplum genelinde mantar türlerine ilişkin bilgilendirici kampanyalar düzenlemek, can kayıpları ve karaciğer nakli gerekliliğini azaltabilir. Toplum sağlığını korumak adına her bireyin bu konuda daha dikkatli olması şart. Sağlık otoritelerinin konuya ilişkin önlemleri artırması da büyük önem taşıyor.

(Özkan Güngörmez)