
Uzmanlar, MR görüntülerinin yaş faktörü göz önünde bulundurulmadan değerlendirilmesinin yanlış teşhislere yol açabileceği konusunda uyarıyor. Örneğin, yaşlı bir bireyin beyninde tespit edilen belirli değişiklikler genellikle yaşlanmaya bağlı normalden kabul edilirken, aynı değişiklikler genç bir bireyde nörodejeneratif bir hastalığın belirtisi olabilir. Benzer şekilde, çocuklar üzerinde yapılan MR incelemelerinde saptanan gelişimsel farklılıkların doğru bir şekilde ele alınması büyük önem taşır; aksi takdirde gereksiz bir tedavi sürecine girilebilir.
Benzer durumlar diğer organ sistemleri için de geçerlidir. Örneğin kalp MR’ı incelemelerinde, yaşla birlikte doğal olarak gelişen yapısal değişimlerin hastalıkla karıştırılmaması gerekir. Bir başka örnek ise kas-iskelet sistemi. MR sonucunda tespit edilen sinyal değişiklikleri çocukluk çağında büyümeye bağlı olabilirken, ileri yaş gruplarında bunlar travma ya da aşırı kullanımla ilişkilendirilebilir.
Tıp camiasında özellikle eğitim ve pratik süreçlerinde dikkat çekilen bu detay, sadece teşhis konulan bireyin sağlığı açısından değil aynı zamanda sağlık ekonomisi ve kaynaklarının doğru kullanımı açısından da kritik öneme sahiptir. Yanlış değerlendirilen bulgular gereksiz tedavilere ve müdahalelere yol açabilir. Bu da uzun vadede hem bireyler hem de sağlık sistemi üzerinde zahmetli yükler oluşturabilir.
(Ayşe Candan)