
Uzmanlar, bu kaygının sadece akademik başarı açısından değil, çocukların ve gençlerin psikolojik sağlığı üzerinde de ciddi etkileri olabileceğini vurguluyor. Psikolog Dr. Ayşe Yılmaz, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, öğrencilerin sürekli bir başarı baskısı altında olduğuna dikkat çekerek, bu durumun kendilerini yetersiz hissetmelerine ve özgüven kaybına yol açtığını ifade ediyor. Dr. Yılmaz ayrıca, ailelerin destekleyici yaklaşımlarının önemli olduğunu ancak ne yazık ki pek çok ebeveynin farkında olmadan çocuklarına daha fazla stres yüklediğini dile getiriyor.
Araştırmanın sonuçları yalnızca bireysel sorunlara değil, aynı zamanda toplumun geleceğine yönelik risklere de işaret ediyor. Eğitim politikasındaki yetersizlikler, sistemdeki eksiklikler ve öğrencilerin başarısını sadece sınav sonuçlarına endeksleyen yaklaşım, kaygının başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.
Oysa araştırmada dikkat çeken bir diğer bilgi ise spor, sanat ve sosyal etkinliklere katılan öğrencilerin kaygı seviyelerinin diğer bireylere göre daha düşük olduğu yönünde. Bu bağlamda uzmanlar, okullarda bireysel yeteneklerin öne çıkarılabileceği çok yönlü programların önemine vurgu yapıyor. Böylece çocukların kendilerini farklı alanlarda ifade edebilme imkanının artırılması gerektiği belirtiliyor.
(Sema Yüksel Güngörmez)