
Altın ihracatında dünyada dikkat çeken ülkelerden biri olan Türkiye, jeopolitik konumu sayesinde hem Avrupa’ya hem de Orta Doğu pazarına stratejik bir köprü oluşturuyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) verilerine göre, 2022 yılında Türkiye'nin mücevher ihracatı yaklaşık 5 milyar doları buldu. Bunun büyük kısmını, kriz dönemlerinde güvenli liman olarak görülen altın ve altın takılar oluşturdu. Orta Doğu’da derinleşen belirsizlik, bu yöne olan talebin daha da artabileceğine işaret ediyor.
Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte altın, yatırımcıların portföylerini güvence altına almak için ilk tercihleri arasında yer alıyor. Türkiye’nin işçilik kalitesi, ürün çeşitliliği ve tasarım zenginliği ile öne çıkan kuyumculuk sektörü, bu talebi karşılayabilecek küresel oyuncular arasında sayılıyor. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan gibi yüksek gelir düzeyine sahip Orta Doğu ülkeleri, Türk mücevheratına yönelik ilgilerini artırıyor.
Uzmanlara göre bu dönemde iyi bir strateji izlenmesi halinde Türk kuyumculuk sektörü, bölgedeki potansiyel krizden kazanç sağlayabilir. Ancak artan ham madde fiyatları, lojistik maliyetler ve bölgedeki politik belirsizlikler gibi faktörler, sektörün büyümesini sınırlandırabilecek unsurlar olarak öne çıkıyor. Türk Kuyumcular Birliği’nden yapılan açıklamada, sektördeki oyuncuların lojistik çözümler ve üretim kapasitelerini artırma noktasında desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca uluslararası fuarlar ve tanıtım kampanyaları gibi pazarlama faaliyetlerinin bu süreçte kritik bir rol oynayacağı ifade ediliyor.
(Özkan Güngörmez)