
Uzmanlar, AB pazarındaki talep düşüşünü ve Avrupa’daki ekonomik yavaşlamayı önemli faktörler arasında gösteriyor. Özellikle yükselen enerji maliyetleri, lojistik sorunlar, enflasyonun etkileri ve bazı ülkelerde uygulanan korumacı ticaret politikaları, Türk otomotiv sektörünün ihracat performansını olumsuz etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Son veriler, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla ihracatta yüzde 8’e yakın bir düşüş yaşandığını ortaya koyuyor.
Otomotiv sektörünün AB pazarındaki rekabet gücünü koruyabilmesi için firmalar; üretim maliyetlerini düşürme, yenilikçi teknolojilere yatırım yapma ve sürdürülebilir üretim kriterlerine uyum sağlama gibi konularda önemli adımları değerlendiriyor. Bunun yanı sıra, dış ticaret anlaşmaları ve gümrük vergilerinin oranları da sektörün gündeminde geniş yankı buluyor.
Yapılan açıklamaya göre, bu düşüşü durdurmak adına sektörün uluslararası pazarlardaki pazar payını genişletebilmesi çok önemli. AB’ye alternatif pazarlar üzerinde de çalıştıklarını belirten uzmanlar, özellikle Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya pazarlarının potansiyeline dikkat çekti. Başkan ayrıca elektrikli araçlara yönelik üretim kapasitesinin artırılması gerektiğini vurguladı. Zira Avrupa ülkelerinin sürdürülebilir enerjiye yönelik politikalarının elektrikli araç talebini hızla artırdığı ifade ediliyor.
Sektör yetkililerinden gelen bir başka açıklama ise yerli üretim ve altyapı yatırımlarına verilmesi gereken önemi işaret ediyor. Avrupa’nın yeşil enerji dönüşümüne uyum sağlamak için altyapının hızlı bir şekilde geliştirilememesi durumunda, rekabet gücünün daha da azalabileceği konusunda uyarıda bulunuluyor.
Uzmanlar ve sanayi kuruluşları, önümüzdeki yıllarda AB’ye yapılacak otomotiv ihracatını yeniden artırmak için stratejik bir yol haritası oluşturmanın önemine dikkat çekiyor. Bu bağlamda sektörel iş birliği ve devlet teşviklerinin artırılması gerektiği de öneriler arasında yer alıyor.
(Özkan Güngörmez)