
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, son bir yıl içinde yaş meyve ve sebze fiyatlarında ortalama %40 oranında artış gözlemlendi. Özellikle domates, patates ve soğandaki yüksek fiyatlar vatandaşın en çok şikayet ettiği konular arasında yer alıyor. Öte yandan pazarcılar ise artan maliyetler nedeniyle üreticiden aldıkları ürünleri daha yüksek rakamlara satmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.
Pazar yerinde yapılan yüz yüze görüşmelerde hem vatandaşlar hem de esnaf, ekonomik koşulların olağanüstü bir hal aldığını dile getiriyor. Pazara alışveriş yapmak için gelen Ayşe Hanım, "Geçen yıl aynı sebze ve meyveleri çok daha uygun fiyatlara alabiliyordum. Şimdi hiçbir şekilde bütçeme uyduramıyorum, almak istediğim ürünleri seçmek zorunda kalıyorum," diyerek zorlayıcı ekonomik koşulları vurguladı. Pazarcı Mehmet Bey ise yükselen mazot fiyatları ve lojistik maliyetlerinden yakındı: "Ürünleri üreticiden alırken bile zorluk yaşıyoruz. Üretim maliyeti artıyor, haliyle biz de fiyatları yukarı çekmek zorunda kalıyoruz. En çok isteriz ki uygun fiyata satış yapalım, ama maalesef mümkün olmuyor."
Uzmanlar, gıda enflasyonunu düşürmek adına tarım sektöründe yapılacak destekler ve teşviklerin önemini vurguluyor. Özellikle küçük ölçekli çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Özkan, "Tarım politikalarında köklü değişiklikler olmadan bu fiyatları stabilize etmemiz mümkün değil. Girdilerin düşürülmesi ve yerli üretimin teşvik edilmesi kaçınılmaz bir ihtiyaç," dedi.
Sorunun çözümüne dair öneriler sunulsa da kısa vadede fiyatların düşmesi zor görünüyor. Vatandaşlar, hem pazar tezgâhlarında hem de market reyonlarında giderek pahalanan ürünler sebebiyle alternatif arayışlara yönelirken bütçelerini daha dikkatli yönetmek zorunda kalıyor. Pazar yerlerinde gözlenen çarşı hareketliliği ise her geçen gün biraz daha azalıyor; bu da ekonomideki daralmanın pazarcı esnafı üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)