
Son yapılan bir araştırma, yüksek lif tüketiminin hem sindirim sistemini güçlendirdiğini hem de vücutta kanserojen maddelerle savaştığını ortaya koydu. Çalışmada, posalı yiyeceklerin bağırsak sağlığını koruyarak zararlı maddelerin vücuttan daha hızlı atılmasına yardımcı olduğu görüldü. Ayrıca lifli besinlerin bağırsak florasını destekleyerek sağlıklı bakterilerin üremesine katkı sağladığı belirtiliyor. Bu durumun özellikle bağırsak kanseri başta olmak üzere pek çok kanser türüne karşı kalkan görevi gördüğü ifade ediliyor.
Katılımcılar üzerinde yapılan geniş çaplı bir klinik araştırmada ise posalı gıda tüketimi yüksek olan bireylerin daha düşük oranda kolon kanserine yakalandığı belirtildi. Araştırmaya göre, günde en az 25-30 gram lif alınması öneriliyor. Lif bakımından zengin gıdalar arasında tam tahıllar, baklagiller, sebzeler, meyveler ve kabuklu yemişler ilk sıralarda yer alıyor. Örneğin, bir avuç badem ya da bir porsiyon yulaf ezmesi, günlük lif ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayabiliyor.
Dahası, posalı besinlerin yalnızca kansere değil, aynı zamanda kalp hastalıkları, diyabet ve obezite gibi diğer kronik rahatsızlıklara karşı da koruyucu etkileri olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, işlenmiş gıda tüketiminin sınırlandırıldığı ve lif açısından zengin bir diyetin benimsendiği bir yaşam tarzının, genel sağlık üzerinde kalıcı ve olumlu etkiler bıraktığını vurguluyor.
(Ayşe Candan)