
Vücut, trilyonlarca mikrop ve bakteri ile dengede bir ekosistem oluşturuyor. Bağırsaklar ise bu ekosistemin merkezinde yer alıyor. Harvard Tıp Fakültesi tarafından yapılan bir çalışmaya göre, bağırsaklardaki yararlı bakteri dengesi, doğrudan beynimizi etkileyebilecek sinirsel mesajlar üretmekte rol oynuyor. Örneğin, serotonin adı verilen "mutluluk hormonu"nun yaklaşık %90’ı bağırsaklarda üretiliyor. Bu nedenle bağırsak sağlığını destekleyen bir beslenme tarzı, psikolojik denge ve zihinsel netlik üzerinde de belirleyici bir etkiye sahip.
2019 yılında Neuroscience dergisinde yayınlanan geniş çaplı bir meta-analiz, probiyotik destekli beslenmenin depresyon ve anksiyete belirtilerini azaltma potansiyeline sahip olduğunu ortaya koydu. Özellikle Lactobacillus ve Bifidobacterium türleri gibi faydalı bakterilerin yoğun olduğu besinlerin, stres seviyelerini düşürdüğü ve bireylerin genel mutluluk düzeyini artırdığı saptandı. Ayrıca, Montreal Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan bir başka incelemede, probiyotik zengini diyetlerin Alzheimer ve demans gibi nörolojik rahatsızlıkların ilerlemesini yavaşlatabileceği öne sürüldü.
Probiyotikleri doğal yollarla günlük diyetinize dahil edebilirsiniz. Yoğurt, kefir, lahana turşusu gibi fermente gıdalar, doğrudan probiyotik sağlayan besinlerin başında geliyor. Bununla birlikte prebiyotikler (probiyotiklerin besin kaynakları) içeren muz, soğan ve sarımsak gibi gıdalar da bağırsak mikrobiyotasını düzenlemeye yardımcı oluyor. Uzmanlar, dengeli bir probiyotik alımının yalnızca bağırsak sağlığını değil aynı zamanda hafızayı güçlendirdiğini ve odaklanmayı artırdığını vurguluyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)