Rüzgâr ve Güneş Enerjisinde Yatırım İvmesi Artıyor

Yenilenebilir enerji sektörü, son yıllarda büyük bir ivme kazanarak sürdürülebilir bir gelecek için umut vaat ediyor. Özellikle rüzgâr ve güneş enerjisi, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar açısından en çok tercih edilen kaynaklar haline gelmiş durumda. Bu alandaki hızlı büyümenin arkasında, teknolojideki yenilikler, artan çevre bilinci ve hükümetlerin teşvik politikaları öne çıkıyor.

Haber Giriş Tarihi: 19.02.2026 16:45
Haber Güncellenme Tarihi: 19.02.2026 16:45

Son yapılan bir araştırmaya göre, 2023 yılında küresel yenilenebilir enerji yatırımları rekor seviyeye ulaştı. Raporda, rüzgâr enerjisine yönelik yatırımların yüzde 15 artış gösterdiği, güneş enerjisindeki artış oranının ise yüzde 20'yi bulduğu vurgulandı. Bu büyümenin temel sebepleri arasında enerji maliyetlerindeki düşüş, karbon emisyonlarını azaltma hedefleri ve yenilenebilir enerji teknolojilerindeki gelişmeler yer alıyor. Aynı zamanda birçok ülke, fosil yakıtların yerini alacak temiz enerji projelerine öncelik verirken, özel sektör de bu dönüşümde güçlü bir rol oynuyor.

Rüzgâr enerjisi alanında özellikle deniz üstü (offshore) projelerin öne çıktığı gözlemleniyor. Geniş deniz alanlarının sağladığı avantajlar sayesinde yüksek kapasiteli enerji üretimi mümkün hale gelirken, bu tür projeler hem maliyetlerin azalmasına hem de daha istikrarlı enerji üretimine katkıda bulunuyor. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Çin ve ABD gibi büyük ekonomiler de bu alandaki yatırımlarını artırarak enerji pazarında önemli bir dönüşüm sağlıyor.

Diğer yandan güneş enerjisi, çatı tipi kurulumlardan geniş çaplı güneş tarlalarına kadar farklı ölçeklerde her geçen gün daha fazla yayılıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, bu teknolojiye duyulan ilgi giderek artıyor çünkü düşük maliyetli kurulum seçenekleri ve uzun vadede yüksek getiri sağlaması güneş enerjisini cazip kılıyor. Ayrıca, depolama teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte bu kaynak, daha güvenilir ve istikrarlı bir enerji çözümü olarak değerlendiriliyor.

Türkiye ise coğrafi konumu gereği büyük bir yenilenebilir enerji potansiyeli barındırıyor. Son verilere göre, ülkemizde toplam enerji üretiminin yaklaşık yüzde 30'u yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor. Özellikle güneş enerjisi santrallerinde giderek artan kurulum kapasitesi dikkat çekerken, rüzgâr enerjisi yatırımları da hızla devam ediyor. Uzmanlar, Türkiye’nin 2030 yılına kadar yenilenebilir enerjide dünya sıralamasında daha üst noktalara çıkabileceğini öngörüyor.

Araştırmacılar, tüm bu gelişmelerin iklim değişikliğiyle mücadelede büyük önem taşıdığını vurguluyor. Ancak yenilenebilir enerji kullanımındaki artışa rağmen uluslararası iş birliği, doğru planlama ve ileri teknoloji yatırımlarının bu süreci desteklemesi gerektiğinin de altını çiziyor. Yenilenebilir enerjiye geçişin hız kazanması hem ekonomik fayda sağlayacak hem de daha çevreci bir geleceğin kapılarını aralayacaktır.

(Dilvin Altıkardeş)