
Yakın zamanda yapılan bir araştırma, çevrimiçi kumarın erişilebilirliği arttıkça bireylerde bağımlılık riskinin de orantılı olarak yükseldiğini ortaya koydu. Araştırmada, özellikle genç yetişkinlerin çevrimiçi kumar platformlarına yöneldiği ve bu durumun sosyal, ekonomik ve psikolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğurduğu görüldü. Araştırmaya katılan bireylerin %30'u, çevrimiçi kumara "eğlence" amacıyla başladıklarını ancak zamanla kontrolü kaybettiklerini ifade etti.
Uzmanlara göre, çevrimiçi kumarın özellikle dijitalleşme çağında bu kadar çekici hale gelmesinin ardında birçok faktör yatıyor. 7/24 erişim imkanı, renkli ve cazip tasarımlar, ödül mekanizmaları ve kısa sürede kazanç elde etme vaadi, bireyleri bu platformlara daha çok bağlayan unsurlar arasında. Uzmanlar, "Bu tür platformlar genellikle bireyde ödül bağımlılığı yaratacak şekilde tasarlanıyor ve bu durum kişilerin zamanla risk algısını ortadan kaldırarak daha fazla para harcamalarına neden oluyor" dedi.
Bir diğer önemli bulgunun ise pandemi sürecinde sanal kumara olan yönelimin artışı olduğu belirtiliyor. Fiziksel sosyal etkileşimlerin kısıtlanması ve evde geçirilen vaktin artmasıyla insanlar stresle başa çıkmak ya da vakit geçirmek adına sanal ortamlara daha fazla yöneldi. Bu süreçte online kumar oynayan bireylerdeki artış oranı, toplum sağlığı uzmanlarını ciddi şekilde endişelendiriyor.
Öte yandan, bağımlılıkla etkin şekilde mücadele edebilmek için devlet destekli farkındalık kampanyaları ve güçlü yasal düzenlemelerin şart olduğu uzmanlarca öneriliyor. Finansal bütçelerin hızla tükenmesine, aile içi ilişkilerin zarar görmesine ve bireylerde tükenmişlik sendromuna yol açabilen sanal kumar bağımlılığı sorunu çözüm bekleyen bir toplumsal problem olarak karşımızda duruyor.
(Özkan Güngörmez)