
Yapılan uluslararası çalışmalar, dünya genelinde aktif çatışma bölgelerinin sayısında ciddi bir artış olduğunu ortaya koyuyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) yayınladığı son rapora göre, 2020 ile 2025 arasındaki dönemde silahlı çatışmaların sayısında yüzde 35 oranında bir yükseliş yaşandı. Bu çatışmalar genellikle Orta Doğu, Afrika kıtası ve Doğu Avrupa’da yoğunlaşıyor. Özellikle Ukrayna’da süregelen savaş, yalnızca bölge ülkelerini değil, aynı zamanda küresel gıda güvenliği ve enerji piyasalarını da olumsuz etkiliyor.
Araştırmanın dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise savaşların sivil toplum üzerindeki yıkıcı etkileri. Dünya Gıda Programı'nın (WFP) yayınladığı verilere göre, silahlı çatışmalar nedeniyle yerinden edilen insanların sayısı 2023 yılı itibarıyla 110 milyonu aştı. Buna ek olarak sağlık hizmetlerine erişimin azalması, altyapının zarar görmesi ve artan açlık, çatışma bölgelerinde yaşayan sivillerin yaşadığı zorlukların başında geliyor.
Uzmanlar, savaşların önlenmesi ve mevcut çatışmaların sona erdirilmesi adına daha etkin diplomatik çabaların gerektiğini belirtiyor. Öte yandan, silahlanma harcamalarının azaltılmasına yönelik uluslararası mekanizmaların oluşturulması ve sürdürülebilir kalkınma projelerinin hayata geçirilmesi, uzun vadede savaşların yayılmasını engellemek için kilit unsurlar olarak öne çıkıyor.
(Ayşe Yıldırım)