
Yapılan araştırmalara göre, trafik yoğunluğunun temel nedenlerinden biri nüfus artışına paralel olarak artan araç sayısı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, son 10 yılda şehirlerdeki araç sahipliği oranı yüzde 40 oranında artış gösterdi. Bu durum, özellikle işlek bölgelerde kapasitesini aşan yollar ve yetersiz altyapı sorunları yaratıyor.
Ayrıca, plansız şehirleşme ve kontrolsüz yapılaşma da büyük bir etken. Yeni yerleşim alanlarının oluşturulması, ulaşım planlaması yapılmadan gerçekleştirildiğinde, özellikle şehrin giriş çıkış noktalarında ciddi bir yük oluşturuyor. Uzmanların dikkat çektiği bir diğer nokta ise toplu taşıma sistemlerinin yetersizliği. Her gün işine ya da okuluna giden binlerce insan, özel araç kullanımını tercih ediyor ve bu durum da trafiğin daha da yoğunlaşmasına neden oluyor.
Trafik mühendisliği alanında çalışan akademisyenlerden biri, mevcut sorunun çözümü için kısa vadeli ve uzun vadeli planlamalar yapılması gerektiğine işaret etti. Kısa vadede, trafiği yönlendiren sistemlerin optimize edilmesi gerektiği belirtiliyor. Örneğin, akıllı trafik ışıkları ve gerçek zamanlı trafik yönlendirme sistemleri bu süreçte etkili olabilir. Uzun vadede ise şehir içi toplu taşıma ağlarının genişletilmesi, bisiklet yollarının artırılması ve yaya dostu bölgelerin teşvik edilmesi üzerine çalışılması öneriliyor.
Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan bir vatandaş, sabah işe giderken harcadığı sürenin her geçen yıl arttığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Eskiden yarım saatte ulaştığım işime şimdi bir saatte varabiliyorum. Bu durum hem benim zamanımı çalıyor hem de stres seviyemi yükseltiyor. Yetkililerin acilen bir çözüm bulması gerekiyor.
(Ayşe Yıldırım)