
Uzmanlar, bu hızlı artışta hibrit çalışma düzeninin ve uzaktan erişim teknolojilerinin yaygınlaşmasının önemli bir faktör olduğunu vurgulamaktadır. Siber güvenlik firmalarından alınan verilere göre, saldırganlar yalnızca büyük şirketleri değil, küçük ve orta ölçekli işletmeleri de hedef alıyor. Büyük bir teknoloji şirketinin yayımladığı son rapora göre, saldırıya uğrayan KOBİ’lerin %60’ı veri ihlali sonrası altı ay içinde faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.
Pek çok kuruluş günümüzün zorlu koşullarına uyum sağlamak için siber güvenlik yatırımlarını artırıyor. 2023 yılı itibarıyla dünya genelinde bu alandaki harcamaların bir önceki yıla oranla %20 artarak 200 milyar dolar seviyelerine yaklaşması bekleniyor. Şirketler genellikle güvenlik duvarları, yapay zeka tabanlı saldırı tespit sistemleri ve çalışan eğitimi gibi önlemlere yöneliyor.
Öte yandan uzmanlar yalnızca teknolojiye yapılan yatırımın yeterli olmadığını, insan faktörünü göz önüne alarak kapsamlı bir güvenlik stratejisi oluşturulması gerektiğini belirtiyor. Çünkü verinin güvenliği sadece teknolojik altyapıya değil, aynı zamanda çalışanların bilinç düzeyine de bağlı. Yapılan bir araştırmaya göre, veri sızıntılarının %58’i çalışan hatalarından kaynaklanıyor. Bu nedenle birçok organizasyon, işleri daha güvenli bir hale getirmek amacıyla düzenli eğitim programlarını devreye sokuyor.
Türkiye de küresel anlamda yükselen bu tehditten nasibini almış durumda. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nin verilerine göre, 2022 yılında ülkemizde 200 binin üzerinde siber saldırı tespit edildi. En çok saldırıyı kamu sektörü, finans kuruluşları ve sağlık sektörü yaşadı. Bu doğrultuda, yerli teknoloji şirketleri ile devlet kurumları iş birliği yaparak ulusal altyapıyı güçlendirme yönünde ortak projeler yürütüyor.
(Özkan Güngörmez)