
Uzmanlar, bu sorunun çözümünde ailelerin kritik bir rol oynadığını vurgulamaktadır. Araştırmalar, aile temelli müdahalelerin, siber zorbalık karşısında en güçlü koruyucu faktörlerden biri olduğunu göstermiştir. Bu bağlamda, anne-baba ve çocuk arasındaki sağlıklı iletişimin siber zorbalık riskini önemli ölçüde azaltabildiği belirtilmektedir. Ailelerin çocuklarının çevrimiçi aktivitelerini bilinçli bir şekilde takip etmeleri, gerektiğinde açık ve destekleyici bir tavırla müdahalede bulunmaları önem taşımaktadır.
Son yıllarda yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, siber zorbalığa maruz kalan gençlerin büyük bir çoğunluğunun evde yeterli destek alamadığını ortaya koymuştur. Oysa, bu çocuklar ailelerinden destek gördüklerinde kendilerini daha güvende hissetmiş ve olumsuz durumlarla baş etme becerileri gelişmiştir. Araştırmanın sonuçları, özellikle ebeveynlerin dijital okuryazarlık seviyesini artırmasının ve çocuklarıyla güvene dayalı bir ilişki geliştirmelerinin hem siber zorbalığı önlemede hem de mağduriyet yaşayan çocukların travmalarını onarmada büyük fark yaratabileceğini işaret etmektedir.
Ailelerin yanı sıra okulların da bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerekmektedir. Eğitimciler ve uzmanlar, sadece akademik başarı odağıyla değil, aynı zamanda öğrenciler arasında sağlıklı bir dijital kültür oluşturma amacıyla harekete geçmelidir. Okullarda düzenlenecek seminer ve çalıştaylarla hem öğrenciler hem de veliler bilgilendirilmeli; siber zorbalığın zararları ve alınabilecek önlemler konusunda farkındalık artırılmalıdır.
(Fatma Hatun Altıkardeş)