
Lojistiğin e-ticaretteki rolü, sürdürülebilirlik ekseninde çok daha kritik hale geliyor. Online alışverişlerin artışıyla beraber teslimat süreçlerinde karbon ayak izi de ciddi oranda yükselmiş durumda. Ancak işletmeler, bu problemi fırsata çevirerek çevre dostu çözümler geliştirmeyi tercih ediyor. Elektrikli araçlar, bisikletli kurye sistemleri ve optimize edilmiş sevkiyat rotaları gibi yenilikler bu alandaki önemli adımlardan sadece birkaçı.
PwC tarafından yapılan bir araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 55'i çevreye duyarlı şirketlerden alışveriş yapmayı tercih ettiğini ifade ediyor. Ayrıca sürdürülebilir malzeme kullanımı ve geri dönüşüm odaklı paketleme yöntemleri, alışveriş kararlarını giderek daha fazla etkiliyor. Lojistik süreçlerin iyileştirilmesi ve karbon emisyonunun minimuma indirilmesi ise firmaların hem maliyetlerini azaltmalarına hem de müşteri gözünde sorumluluk sahibi bir imaj kazanmalarına olanak sağlıyor.
Amazon ve DHL gibi dev e-ticaret ve lojistik firmaları, çevre dostu stratejilere ciddi yatırımlar yapıyor. Örneğin, Amazon 2040 yılına kadar karbon nötr olma hedefini duyurmuşken, DHL ise 2030’a kadar tüm lojistik operasyonlarını sürdürülebilir hale getirme planını uygulamaya koymuş durumda. Bu gibi örnekler, sürdürülebilirlik odaklı adımların sektörde rekabeti nasıl şekillendirdiğini net bir şekilde gösteriyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)