
Dijital çağın sunduğu imkanlar, genç bireylerin yaşamını şekillendirirken, aynı zamanda toplum genelinde yeni bir bilinç ve yetenek anlayışı oluşturuyor. Ancak teknolojik gelişmelerin hayatımıza kattığı yenilikler her zaman olumlu sonuçlar doğurmuyor. Türkiye genelinde yapılan bir araştırma, teknolojiyle bu kadar iç içe olan gençlerin fırsatlarla dolu bir dünyaya sahipken, aynı zamanda bazı risklerle de karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Araştırma çerçevesinde 12-25 yaş arası gençlerden oluşan bir katılımcı grubu incelendi. Araştırma bulgularına göre gençlerin yüzde 73'ü günlük yaşamlarının büyük bir bölümünü dijital cihazlarla geçiriyor. Eğitim ve iletişim amaçlı kullanım birincil öncelik olarak göze çarparken, sosyal medya platformlarının da gençler arasında etkisini artırdığı belirtildi. Katılımcıların yüzde 58'i kendilerini sosyal medya üzerinden en iyi şekilde ifade edebildiklerini söylemiş olsa da, yoğun çevrimiçi hayatın yalnızlık hissini artırdığına dair çelişkili bir tablo ortaya çıktı.
Elde edilen sonuçlar arasında ilginç veriler de yer alıyor: Gençlerin yüzde 65'i teknoloji aracılığıyla kendilerini sürekli geliştirme fırsatına sahip olduklarını düşünüyor. Online eğitim platformları, yabancı dil uygulamaları ve uzmanlık dersleri sayesinde daha önce ulaşılması zor bilgi kaynaklarına erişim oranı artmış durumda. Bu durum, yalnızca bireysel başarıyı artırmakla kalmayıp toplumun genel eğitim seviyesi üzerinde de pozitif bir etki yaratıyor.
Ancak madalyonun diğer yüzünde teknoloji bağımlılığı ve dijital dünyadaki bilgi kirliliği gibi ciddi sorunlar var. Araştırma kapsamında uzmanların görüşüne başvurulduğunda, özellikle dikkat eksikliği ve odaklanma problemlerinin arttığı; bireylerin bilgiye kısa sürede ulaşmayı tercih ederken derinlemesine öğrenme alışkanlıklarından uzaklaşmaya başladıkları belirtildi. Ayrıca, internet üzerinden yayılan yanlış bilgilerin gençler arasında hızla yayılabildiği ve bu durumun eleştirel düşünme becerilerini olumsuz etkilediği açıkça görülüyor.
Uzmanlar, teknoloji ile gençlik arasındaki bu karmaşık ilişkinin doğru yönetilmesi gerektiğini savunuyor. Teknolojinin olumlu yönlerini benimsemek ve olumsuz yanlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla ailelere, eğitimcilere ve karar mercilerine büyük görevler düşüyor. Geleceği inşa edecek olan bu nesil, teknoloji ile daha güçlü bir bağ kurarken aynı zamanda dijital tuzaklardan korunmayı öğrenmeli.
(Ayşe Yıldırım)