
Uzmanlar, bu gelişimin arkasında birçok önemli faktör olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması, Afrika, Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan ticaret yollarının merkezinde bulunması, bu avantajların başında yer alıyor. Aynı zamanda uluslararası ticaretin dijitalleşmesi ve limanlardaki operasyonel süreçlerin hız kazanması da gemi trafiğini olumlu yönde etkiliyor.
Son verilere göre, Türkiye limanlarında elleçlenen yük miktarında ciddi bir artış gözlemlendi. Özellikle konteyner taşımacılığında yaşanan bu artış, Türk limanlarının giderek daha fazla küresel taşıma ağına entegre olduğunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Deniz Ticaret Odası yetkilileri, Marmara bölgesindeki limanların yoğunluğun büyük çoğunluğunu taşıdığını ve Akdeniz ile Ege bölgelerindeki limanların da hızla büyüdüğünü belirtti.
Bununla birlikte, limancılık sektöründe yaşanan olumlu gelişmeler sadece yük taşımacılığıyla sınırlı kalmıyor. Türkiye’ye uğrayan yolcu gemilerinin sayısında da artış gözleniyor. Turistik sahaların cazibesi, özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarındaki destinasyonlara olan ilginin her geçen yıl artmasını sağlıyor.
Liman yönetimlerinin teknolojik altyapı yatırımları da bu büyümeyi sürdürmek adına kritik bir rol oynuyor. Dijitalleşmeyle birlikte operasyonel verimlilik artarken, yeşil lojistiğe yönelik uygulamaların yaygınlaşması, sürdürülebilir bir büyüme için önem taşıyor. Uzmanlar, Türk limanlarının gelecekte daha da büyük bir kapasiteye ulaşarak uluslararası rekabette güçlü bir oyuncu olmaya devam edeceğini öngörüyor.
Türk limanlarına olan ilginin artması, sadece ülke ekonomisine katkı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda küresel aktörlerin bölgede daha fazla yatırım yapmasına zemin hazırlıyor. Bu trendin devam etmesi halinde Türkiye’nin denizcilik sektörü alanında daha üst sıralara yükselmesi kuvvetle muhtemel görünüyor.
(Özkan Güngörmez)