
UKSS sistemleri, deniz güvenliği ve savunması açısından son derece kritik bir rol oynuyor. Bu sistemler, insan müdahalesine gerek kalmadan uzaktan kontrol edilebilen hassas silahlar sayesinde hem savunma hem saldırı görevlerini etkin bir şekilde yerine getirme kabiliyeti sunuyor. Türk savunma sanayisinin başlıca aktörleri olan ASELSAN, ROKETSAN ve STM gibi şirketler, UKSS teknolojilerinde dünya çapında rekabetçi ürünler geliştirmeye odaklanmış durumda. Örneğin, ASELSAN tarafından geliştirilen STOP ve MUHAFIZ sistemleri, yüksek hassasiyetli atış kabiliyeti ve gelişmiş hedef takip sistemleriyle öne çıkıyor.
Son yıllarda yapılan araştırmalar, UKSS’lerin savaş gemilerinden sahil güvenlik botlarına kadar farklı deniz platformlarında kullanımını kolaylaştıracak modüler tasarım yaklaşımlarına yöneldiğini gösteriyor. Bu da hem maliyet avantajı sağlıyor hem de farklı tehditlere karşı hızlı uyum imkânı sunuyor. Ayrıca yeni nesil UKSS’lerin insansız deniz araçlarına entegre edilebilmesi için çalışmalar hızla devam ediyor. Türk savunma sanayi, bu alanda yürüttüğü Ar-Ge projeleriyle dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu teknolojilere ulaşmayı amaçlıyor.
Güncel verilere göre, Türk firmaları şu anda birden fazla yurtdışı pazarı için üretim yapıyor. Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya-Pasifik bölgelerindeki ülkeler, Türk yapımı UKSS sistemlerine giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Bunun nedeni ise bu sistemlerin hem kaliteli hem de uygun maliyetli çözümler sunması olarak görülüyor. Aynı zamanda NATO standartlarına uygun üretim anlayışı ve Türkiye’nin coğrafi olarak geniş bir pazar ağına erişebilmesi de bu alandaki ihracat başarılarını artırıyor.
Deniz platformları için geliştirilen UKSS’ler sadece askeri alanda değil, sivil kullanımlar için de potansiyel taşıyor. Özellikle kıyı güvenliği, yasa dışı göçle mücadele ve denizaltı kaynaklarının korunması gibi konularda bu sistemlerin kullanım alanı giderek yaygınlaşıyor. Bu durum, Türkiye’nin hem bölgesel hem de global çapta bir güç merkezi olma hedefini pekiştiriyor.
(Ayşe Candan)