
Uzmanlar, bu büyümenin arkasındaki en önemli etkenlerden biri olarak Türk tarımının üretim çeşitliliğini ve kalitesini işaret ediyor. Türkiye’nin farklı iklim bölgelerine sahip olması, birbirinden farklı birçok ürünün yetiştirilmesini mümkün kılıyor. Özellikle Akdeniz, Ege ve Karadeniz bölgelerinde üretilen ürünler, hem ihraç edilen tonajda hem de tercih sebebi olmada başı çekiyor. Zeytin ve zeytinyağı, fındık, kuru incir, pamuk, narenciye ve domates gibi ürünler en çok talep gören ihracat ürünleri arasında yer alıyor.
Yapılan araştırmalar, artış trendinde Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkeleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere geniş bir dış ticaret ağı kurmasının da etkili olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Avrupa pazarındaki kalite standartlarına uyum sağlanması ve organik sertifikalı tarım ürünlerinin üretiminde artan rakamların bu başarıya büyük katkıda bulunduğu belirtiliyor. Son dönemlerde artan iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında sürdürülebilir yöntemlerin kullanımına yönelik yenilikler de Türkiye’yi rekabetçi bir konuma taşıdı.
Araştırma verileri, sürdürülebilir tarımı teşvik eden projelerin ihracatı olumlu yönde etkilediğine de ışık tutuyor. Örneğin, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulanan ‘Akıllı Tarım Projesi’ kapsamında çiftçilere sağlanan teknoloji destekleri sonucu verimlilikte ciddi bir artış yaşandı. Ayrıca tarımda dijitalleşme konusunda yapılan yatırımlar sayesinde üreticilerin dış pazarlara ulaşımı kolaylaştırıldı. Bu durum da gelir seviyesinin yükselmesine ve üretim kapasitesinin artırılmasına olanak sundu.
Ancak uzmanlar, bu başarıların devamı için bazı kritik önlemlerin alınması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor. Özellikle iklim kriziyle büyüyen su sıkıntısı gibi sorunların dikkate alınarak daha verimli sulama tekniklerine geçiş yapılması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca Türk tarım ürünlerinin tanıtımında daha stratejik çalışmalar yapılmasının ihracatta yeni rekorlara ulaşmada önemli rol oynayacağı ifade ediliyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)