
Çelik sektörü Türkiye’nin güçlü sanayi yapısının bel kemiği olarak değerlendiriliyor. İmalat sanayisinden inşaat sektörüne kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan çelik, Türkiye'nin ihracat ve yerli tüketim odaklı büyümesindeki stratejik önemini koruyor. Uzmanlar, tüketimdeki bu artışın büyüyen altyapı ve kentsel dönüşüm projelerinin yanı sıra otomotiv ve dayanıklı tüketim malları gibi çelik yoğun sektörlerdeki genişlemeyle bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.
Araştırmalara göre, Türkiye çelik tüketimi açısından dünyada 8. sırada yer alıyor. Bu başarı, ülkenin son yıllarda kapasite arttırma ve teknolojik yatırımlardaki kararlılığını ortaya koyuyor. Ayrıca Türk çelik endüstrisi, 2022 yılı itibarıyla Avrupa’nın en büyük ikinci üreticisi olma unvanını da korudu.
Türkiye'de çelik tüketiminin sürdürülebilirliği konusunda kritik adımlar atıldı. Hem özel sektör yatırımları hem de devletin teşvik politikaları sayesinde çelik sektöründe verimliliğin arttığı ifade ediliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan sektör temsilcileri, lojistik erişimin iyileştirilmesi ve yenilikçi üretim yöntemlerinin benimsenmesiyle Türkiye’nin çelik sektöründe lider oyunculardan biri olma yolunda hızla ilerlediğini belirtiyor.
Öte yandan küresel piyasalardan gelen talep de Türk çelik sanayisinin rekabetçiliğini destekliyor. Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’den yaptığı ithalat miktarında kaydedilen artış, Türkiye’nin coğrafi avantajının yanı sıra kalite ve uygun maliyetlerle ilişkilendiriliyor. Ancak uzmanlar, yüksek enerji maliyetleri ve çevresel baskıların sektörü uzun vadede zorlayıcı etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle yeşil çelik üretimine yönelik yatırımların artırılması gerektiği vurgulanıyor.
Yapılan tahminler, Türkiye’de çelik talebinin önümüzdeki yıllarda da artış göstereceğine işaret ediyor. Özellikle sürdürülebilir şehirleşme projeleri, demiryolu altyapısı geliştirmeleri ve yeşil enerji üretimi gibi alanlar çelik kullanımını daha da artırabilecek sektörler arasında öne çıkıyor. Bu projeler doğrultusunda yerli üretimin artış göstermesi beklenirken, ihracat pazarlarının da genişleyeceği tahmin ediliyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)