Türkiye'de çölyak hastalarının çoğu hastalığından habersiz yaşıyor

Türkiye'de son yıllarda giderek daha fazla duyulmaya başlanmasına rağmen, çölyak hastalığı hala geniş bir bilinç eksikliğiyle karşı karşıya. Uzmanların ve sivil toplum kuruluşlarının yaptığı çalışmalara göre, Türkiye’de çölyak hastalarının büyük bir kısmı bu otoimmün hastalığa sahip olduklarının bile farkında değil. Çölyak teşhisi alamayan bireyler, uzun yıllar boyunca açıklanamayan sağlık problemleriyle mücadele etmek zorunda kalıyor.

Haber Giriş Tarihi: 16.05.2026 17:01
Haber Güncellenme Tarihi: 16.05.2026 17:01

Çölyak hastalığı, gluten adı verilen ve başta buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir proteine karşı bağışıklık sisteminin anormal bir tepki göstermesiyle ortaya çıkan ciddi bir sindirim bozukluğu olarak tanımlanıyor. Gluten tüketildiğinde, bağışıklık sistemi ince bağırsaklardaki dokulara zarar vererek besinlerin verimli bir şekilde emilimini engelliyor ve zamanla çeşitli sağlık problemlerine yol açıyor. Türk Gastroenteroloji Derneği'nin verilerine göre, her yüz kişiden yaklaşık biri bu hastalıktan etkileniyor. Ancak teşhis edilen vakaların oranı, beklenenin oldukça altında. Uzmanlar, Türkiye genelinde çölyakli bireylerin sadece beşte birinin teşhis edildiğini tahmin ediyor.

Erken teşhis edilen çölyak hastalığı, doğru bir diyet planıyla kolayca yönetilebiliyor. Ancak bireylerin büyük bir kısmı yıllarca şişkinlik, halsizlik, kilo kaybı, kansızlık ve cilt problemleri gibi semptomlarla yaşamasına rağmen durumlarının altında yatan esas nedeni öğrenemiyor. Bu da gereksiz testlere ve yanlış tedavi süreçlerine yol açarken, hasta bireylerin yaşam kalitelerini önemli ölçüde düşürüyor.

Birçok uzman, bu farkındalık eksikliğinin temel nedenlerinden biri olarak sağlık hizmetleri ve toplum genelindeki bilgi eksikliğini işaret ediyor. Çoğu kişi, çölyak hastalığını yalnızca çocukluk dönemine özgü bir rahatsızlık olarak gördüğü için bir yetişkinde aynı şikayetlerle karşılaştığında bu seçeneği göz ardı edebiliyor. Oysa çölyak, yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çıkabilir ve çok çeşitli etkilerle kendini gösterebilir.

Teşhisin düşük seviyelerde olmasının yanı sıra çölyak hastalarının günlük hayatlarında karşılaştıkları diğer zorluklar da dikkat çekiyor. Türkiye’de glutensiz ürünlere erişim konusu halen ciddi bir problem. Gluten içermeyen un, ekmek ve diğer temel gıda ürünlerinin fiyatlarının yüksekliği ve hemen her markette bulunamaması, birçok hasta için maddi ve lojistik zorluklar doğuruyor. Ayrıca yemek sektöründeki farkındalık eksikliği de problem teşkil ediyor. Dışarıda yemek yemek isteyen çölyak hastaları, yemeğin içeriği konusunda güvenilir bilgi almanın zorluğundan sıkça şikayet ediyorlar.

Son yıllarda sivil toplum kuruluşları ve sağlık dernekleri bu alanda dikkat çekici adımlar atıyor. Çölyak farkındalığını artırmaya yönelik kampanyalar, eğitim programları ve seminerler düzenleniyor. Özellikle doktorlara yönelik eğitimlerin artırılması gerektiği savunulurken, aynı zamanda halk nezdindeki bilincin yükseltilmesi için medyanın daha etkin kullanılması gerektiği belirtiliyor.

Çölyak hastalığının yalnızca bireylerin yaşam kalitesini etkilemekle kalmayıp aynı zamanda ekonomik ve sosyal sorunları da beraberinde getirdiğini vurgulayan uzmanlar, erken teşhis ve tedaviye yönelik çalışmaların artırılmasının gerekliliğine dikkat çekiyor. Glutensiz beslenmeye erişim kolaylığı sağlanması ise birçok hasta için hayat kalitesini yükseltecek kritik bir adım olarak görülüyor.

(Sema Yüksel Güngörmez)