
Araştırmaya göre, geleneksel sosyal medya platformlarının popülerliği gençler arasında her geçen gün azalırken, kısa video odaklı uygulamaların kullanım oranı hızla artıyor. Özellikle 18-24 yaş arası bireylerin büyük bir kısmı, yalnızca eğlence amacıyla bu platformlara değil, aynı zamanda bilgi edinmek ve gündemi takip etmek için de başvuruyor. Kısa ve ilgi çekici içeriklerin sunulduğu uygulamalar, saatlerce süre gelen uzun video ve yazılı içeriklere göre daha fazla tercih ediliyor.
Araştırmada ortaya çıkan bir diğer bulgu ise gençlerin çevrimiçi etkileşimlerinde daha seçici hale geldiği yönünde. Çoğu kullanıcı, paylaşımlarını yalnızca yakın arkadaşlarıyla sınırlı bir çevrede paylaşmayı tercih ediyor. Bu durum, gizlilik kaygılarının geçmiş dönemlere kıyasla arttığını ortaya koyuyor.
Bununla birlikte, sosyal medyanın yaratıcılığı ve öz ifade özgürlüğünü sağlama konusundaki potansiyeli de gençler tarafından yoğun bir şekilde değerlendiriliyor. Görsel hikaye anlatımı, özellikle fotoğraf ve video düzenleme araçları aracılığıyla kendini ifade eden gençler için ideal bir mecra haline gelmiş durumda.
Uzmanlar, gençlerin değişen sosyal medya alışkanlıklarının hem bireysel hem de toplumsal düzeyde etkiler doğurabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Sosyal medyanın daha çok tek yönlü tüketimden çıkıp üretkenliğin ön planda olduğu bir arenaya dönüşmesi, beraberinde fırsatlar kadar zorlukları da getiriyor. Bu noktada ebeveynlere ve eğitimcilere düşen en büyük görev ise gençlerin bu dijital dönüşüme bilinçli bir şekilde adapte olmalarını sağlamak.
(Ayşe Candan)