Türkiye’de her yıl 1 milyon ton e-atık oluşuyor! 

Günümüz teknolojisinin baş döndürücü hızla ilerlemesi, elektronik ürünlerin kullanımını artırırken çok önemli bir çevre sorununu da beraberinde getiriyor: e-atık. Türkiye’de her yıl yaklaşık 1 milyon ton elektronik atık, yani e-atık, oluştuğu tahmin ediliyor. Bu rakam hem çevresel hem de ekonomik anlamda ciddi tehditlere zemin hazırlıyor. Avrupalı ülkeler ve gelişmiş ekonomilere oranla geri dönüşümde sınırlı bir performans sergilendiği Türkiye’de, e-atık potansiyeli ekonomiye kazandırılamadığı gibi doğaya da büyük zarar veriyor.  

Haber Giriş Tarihi: 19.05.2026 15:57
Haber Güncellenme Tarihi: 19.05.2026 15:57

Elektronik atık; kullanılmış, bozulmuş ya da işlevini yitirmiş elektrikli ve elektronik cihazların atılmasını ifade ediyor. Telefonlar, televizyonlar, bilgisayarlar, buzdolapları ve daha birçok cihaz, her yıl atık halesine gelerek çevre kirliliğine yol açıyor. Özellikle ağır metaller ve toksik kimyasallar içeren bu atıklar, çevreye kontrolsüz bir şekilde bırakıldığında yer altı sularına karışarak ciddi bir kirlilik yaratabiliyor veya toprağa zarar vererek tarım ürünlerini olumsuz etkileyebiliyor.

Yapılan araştırmalara göre, Türkiye'deki elektronik atıkların ancak %5 ila %10’u geri dönüştürülebiliyor. Bu oldukça düşük oran, hem kaynak israfına hem de geri dönüşüm sektöründe büyük bir ekonomi fırsatının kaçırılmasına neden oluyor. Üstelik birçok e-atık, doğru şekilde ayrıştırılmazsa insan sağlığını tehdit eden gazların ve maddelerin çevreye salınmasına sebep olabiliyor. Çalışmalar gösteriyor ki doğru bir geri dönüşüm süreci ile sadece çevre korunmakla kalmaz, aynı zamanda değerli metaller ve hammaddeler tekrar kullanılarak ekonomiye kazandırılabilir.

E-atıkların yönetimi konusunda Türkiye'de çeşitli çalışmalar olsa da geniş çaplı bilinçlendirme kampanyaları hala yetersiz kalıyor. Çoğu birey, eski veya işlevsiz hale gelen elektronik cihazlarını çöpe atmanın sonuçlarının farkında değil. Bu noktada kamu kurumlarına, özel sektör temsilcilerine ve STK'lara düşen görev oldukça önemli. Geri dönüşüm kültürünü yaygınlaştırmak ve uygun e-atık toplama noktaları oluşturmak sürdürülebilir kalkınmanın olmazsa olmazları arasında yer alıyor.

Bunun yanında, bazı yerel yönetimler ve girişimler bu konuda örnek teşkil eden uygulamaları hayata geçirmeye başladı. Çevre dostu teknolojilere yönelen girişimciler ve e-atık konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan projeler, çözüm için umut vaat ediyor. Yine de bu çabaların kitlesel düzeyde yaygınlaşması, e-atık krizinin çözümünde kritik önem taşıyor.

(Özkan Güngörmez)