
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Dünya Bankası'nın yayımladığı araştırma raporlarına göre, Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir 2013 yılından itibaren durağan bir seyir izliyor. Verilere göre, Türkiye’nin kişi başına düşen geliri yaklaşık 10 bin dolar bandındadır ve bu seviyenin üzerine çıkamaması, ekonomik büyümedeki yapısal sorunlara işaret etmektedir.
Uzmanlar, orta gelir tuzağının nedenlerini üç ana başlıkta topluyor: düşük eğitim kalitesi, yenilikçi üretimin azlığı ve teknolojik bağımlılık. Türkiye'deki eğitim sisteminin rekabetçi küresel standartlardan uzak bir performans sergilemesi, ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün ortaya çıkarılmasını zorlaştırıyor. Aynı zamanda Ar-Ge yatırımları ve teknoloji odaklı sanayi politikalarının yetersizliği de ekonomik dönüşüm hızını yavaşlatan unsurlar arasında yer alıyor.
Bir başka önemli faktör ise katma değerli üretim eksikliği. Türkiye’nin ihracatının büyük bir bölümünü düşük ve orta teknolojili ürünler oluşturuyor. Bu durum, küresel pazarda rekabet edebilirlik düzeyini sınırlandırıyor. Yapılan araştırmalar, ülkelerin orta gelir tuzağını aşabilmesi için ileri teknoloji ürünlerine yönelmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ancak Türkiye’nin bu alanda istenilen düzeye ulaşamaması, ekonomik büyümeyi sınırlayan en büyük engellerden biri olarak öne çıkmakta.
Geçtiğimiz yıl Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından yayımlanan bir raporda şu çarpıcı tespit yer aldı: Türk sanayisinin dijitalleşme süreci diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha yavaş ilerliyor ve bu durum rekabet gücünün zayıflamasına yol açıyor. Dijitalleşme hamlelerinin ivedilikle hızlandırılması ve yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Ekonomistler, öncelikle nitelikli eğitime yatırım yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Özellikle bilim ve teknoloji alanlarında ilerlemeye yönelik uzun vadeli politikalar hayata geçirilmediği sürece bu döngünün kırılması pek mümkün görünmüyor. Yüksek teknolojiye geçiş sağlayacak teşvik programları, girişimciliği destekleyici ekosistemlerin geliştirilmesi ve özel sektör-üniversite iş birliği gibi adımlar bu süreçte belirleyici rol oynayacak.
Asya ülkeleri, orta gelir tuzağını aşma konusunda Türkiye için örnek teşkil eden hikayeler sunuyor. Güney Kore ve Singapur gibi ülkeler, yüksek teknolojiye dayalı sanayi politikaları ve eğitim reformları aracılığıyla kişi başına düşen geliri hızlı bir şekilde artırmayı başardı. Türkiye’nin bu başarı hikayelerinden ilham alarak benzer politikalar geliştirmesi kritik önem taşımaktadır.
(Sema Yüksel Güngörmez)