
Araştırmalara göre, Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 2020'de 6 bin megavat seviyesindeyken, 2023 itibarıyla bu kapasite %50 oranında artış göstererek 9 bin megavat sınırını aştı. Bu gelişme, hükümet teşvikleri ve özel sektör yatırımları sayesinde ivme kazandı. Özellikle tarım alanındaki yeni teknolojiler ve güneş enerjisinden yararlanan sulama sistemleri, köylerde üretim miktarını artırırken maliyetleri düşürdü. Çiftçiler, elektrik faturasından tasarruf etme şansı yakalarken, elde edilen enerji fazlasını şebekeye satarak ek gelir elde etme imkanına sahip oldu.
Güneş santrallerinin doğrudan etkilediği bölgelerden biri olan Konya, bu alandaki dönüşümün çarpıcı örneklerinden birini sunuyor. Araştırma bulgularına göre, Konya’nın kırsal mahallelerinden birinde kurulan güneş enerjisi santrali sayesinde köy ekonomisi hızla büyüdü. Yerel çiftçiler, birim maliyetlerini %30 oranında azaltırken, bölgedeki işsizlik oranında %20’lik bir düşüş yaşandı. Güneş santralinden elde edilen gelirle yeni iş sahalarının açılması ve çeşitli eğitim programlarının başlatılması, köy halkının refah seviyesini yükseltmeye yardımcı oldu.
Ancak bu olumlu gelişmeler beraberinde bazı sorular da getiriyor. Uzmanlar, güneş panellerinin kurulumu için tarım arazilerinin kullanılması gibi konuların uzun vadede dikkatle ele alınması gerektiğini vurguluyor. Ekosistemi olumsuz etkilemeden sürdürülebilir enerji çözümlerinin geliştirilebilmesi için yerel yönetimlerin ve yatırımcıların daha fazla iş birliği yapması önem taşıyor.
(Özkan Güngörmez)