
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye’nin roket ve füze sistemlerindeki kapasitesi her geçen gün daha da çeşitleniyor. TÜBİTAK SAGE, Roketsan gibi kritik kuruluşlar tarafından yürütülen araştırma ve geliştirme faaliyetleri, ülkeyi bu stratejik alanda küresel bir oyuncu konumuna taşımayı hedefliyor. Son olarak, milli imkanlarla geliştirilen balistik füze sistemleri ve hava savunma projeleri, Türkiye’nin savunma teknolojisinde geldiği noktayı gözler önüne seriyor.
Bu gelişmelerin bir sonucu olarak, Türkiye’nin bölgesel güvenlik siyasetinde daha etkili bir aktör haline gelmesi bekleniyor. Uzmanlar, füze sistemlerindeki bu başarının sadece askeri caydırıcılığı artırmakla kalmayıp, aynı zamanda bu teknolojilerin ihracatı için de önemli bir kapı aralayacağını ifade ediyor. Özellikle yakın zamanda gerçekleştirilen test atışları ve başarıyla tamamlanan projeler, bu öngörüyü doğrular nitelikte.
Bir diğer dikkat çekici unsur ise bu alandaki araştırma-geliştirme çalışmalarına ayrılan kaynağın giderek artması. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın paylaştığı verilere göre, 2023 yılı itibarıyla savunma projelerine yapılan yatırımların önemli bir bölümünü füze teknolojileri oluşturuyor. Bu yatırımların sadece teknolojik ilerlemeye değil, aynı zamanda istihdam yaratma anlamında da pozitif bir katkı sunduğu belirtiliyor.
Öte yandan, Türkiye’nin füze kapasitesindeki gelişimi uluslararası arenada da yankı buluyor. NATO müttefiki ülkeler, Türkiye’nin bu alandaki ilerlemesini yakından takip ederken, bazı komşu ülkeler tarafından ise dikkatle izleniyor. Bu da Türkiye’nin savunma stratejilerinde bir denge oluşturarak bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirebileceğini gösteriyor.
(Ayşe Gezkin)