
Sektör uzmanları, konut satışlarındaki bu artışı birkaç temel faktöre bağlıyor. İlk olarak, mevcut düşük faiz oranlarının alıcıları cesaretlendirdiği belirtiliyor. Bankaların sunduğu avantajlı kredi olanakları, özellikle ilk kez ev sahibi olmak isteyen bireyler için cazip bir fırsat yarattı. Bunun yanı sıra, kentsel dönüşüm projelerinin hız kazanması ve modern konutlara olan talebin artması da bu yukarı yönlü trendin temel taşlarından biri olarak görülüyor.
Veriler detaylı şekilde incelendiğinde, en çok konut satışının büyükşehirlerde gerçekleştiği göze çarpıyor. İstanbul, 20 bin 250 satışla ilk sırada yer alırken, onu sırasıyla Ankara ve İzmir takip ediyor. Özellikle İstanbul'da, merkezi bölgelerdeki nitelikli projelere olan talep oldukça yüksek. Ancak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki şehirlerde de önemli bir ivme dikkat çekiyor. Bu bölgelerde artan ulaşım yatırımları ve altyapı projeleri, konut piyasasını hareketlendiren unsurlar arasında yer alıyor.
İkinci el konut satışlarında da kayda değer bir artış gözleniyor. Yerel ekonomilerdeki toparlanma sinyalleri, ev sahiplerinin satış yoluyla tekrar piyasaya dahil olmasını sağladı. Bunun yanında, yabancılara yapılan konut satışlarında da önemli bir hareketlilik yaşandığı gözlemleniyor. Özellikle Orta Doğu ülkelerinden gelen yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisi devam ediyor. Bu durum hem döviz girdisini artırıyor hem de konut sektörüne uluslararası bir boyut kazandırıyor.
Konut satışlarındaki bu pozitif tablo, önümüzdeki dönem için umut verici işaretler sunuyor. Ancak uzmanlar, sürdürülebilir bir büyüme için sektörün dinamiklerinin dikkatlice izlenmesi gerektiği görüşünde birleşiyor. Özellikle arz-talep dengesinin korunması ve fiyat artışlarının kontrol altında tutulması gerektiğini vurgulayan ekonomistler, sağlıklı bir piyasa işleyişinin tüm süreç açısından kritik olduğuna dikkat çekiyor.
(Dilvin Altıkardeş)