
Araştırma kapsamında dünya genelinde 60’tan fazla ülkenin ulusal ve uluslararası iklim politikaları incelendi. Yenilenebilir enerji yatırımları, sera gazı emisyon azalımı, enerji verimliliği çalışmaları ve uyum politikaları gibi kriterler üzerinden yapılan değerlendirme, Türkiye'nin bu alanlarda yeterli ilerleme sağlayamadığını ortaya koydu. Özellikle karbon emisyonlarını azaltma hedeflerinin yetersiz kalması ve fosil yakıt kullanımına devam edilmesi, Türkiye’nin düşük performans göstermesindeki en büyük nedenlerden biri olarak öne çıkıyor.
Raporda Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması çerçevesinde verdiği taahhütlerin sınırlı olduğu ve somut adımların eksik kaldığı vurgulanıyor. Uzmanlar, yenilenebilir enerji kullanımında son yıllarda belli bir artış kaydedilmiş olsa da, bu çabanın küresel iklim krizi ile mücadele etmek için yeterli olmadığını belirtiyor. Ayrıca, şehirleşme politikalarında çevresel etkilerin gözetilmemesi ve ormansızlaşma gibi sorunların artış göstermesi de dikkat çekiyor.
Araştırmanın ana bulguları arasında, Türkiye’nin mevcut fosil yakıt odaklı enerji altyapısının dönüştürülmesi gerektiği ve uzun vadeli bir strateji eksikliğinin sorunları derinleştirdiği ifade ediliyor. Özellikle enerji sektöründe yapılacak düzenlemelerle karbon salınımlarında radikal bir azalma sağlanabileceği belirtilse de, bunun için siyasi irade ve toplumsal bilincin artırılması gerektiğine işaret ediliyor.
Uzmanlar, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği bir dünyada, Türkiye gibi enerjide kritik bir coğrafi konuma sahip ülkelerin liderlik sergilemesinin önemine vurgu yapıyor. Bu doğrultuda daha kararlı adımlar atılması, mevcut kalkınma politikalarının çevre ve iklim odaklı bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiği ifade ediliyor.
(Sema Yüksel Güngörmez)