
Yapılan bu yatırımlar, hem yerli hem de yabancı sermayeli şirketlerin projeleri ile destekleniyor. Türkiye'nin coğrafi konumu, geniş rüzgâr potansiyelini değerlendirmenin yanı sıra, sektördeki teknolojik gelişmelerle ve altyapı projeleriyle uluslararası alanda daha fazla yatırım çekmesine olanak sağlıyor. Sektör uzmanlarına göre, Türkiye’nin rüzgâr enerjisinde yerli üretim oranının artması, bu alanda küresel rekabet avantajını güçlendiriyor.
Sektördeki büyümenin arkasında Türkiye’nin yenilenebilir enerjiye verdiği önem ve bu alanda sağlanan teşvikler yatıyor. Özellikle Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihaleleriyle birlikte düzenlenen yatırımcı dostu politikalar, birçok yeni projenin doğmasına zemin hazırlıyor. 2023’ün ilk çeyreğinde devreye alınan projelerin toplam kurulu gücü ise 500 megavat sınırını aştı. Bu rakamın yıl sonunda iki katına çıkması bekleniyor.
Rüzgâr enerjisinin ülkedeki yükselişi yalnızca çevresel faydalar sağlamakla sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda birçok farklı sektöre istihdam olanağı yaratarak ekonomiye de pozitif bir etki sunuyor. Bölgeler arası kalkınma farklarını azaltma amacıyla özellikle Ege, Marmara ve Orta Karadeniz bölgelerinde yoğunlaşan rüzgâr enerjisi yatırımları, yerel halkın yaşam standartlarını yukarı taşımayı hedefliyor.
Bu alandaki büyüme aynı zamanda akademik çalışmalara ve Ar-Ge faaliyetlerine de yansıyor. Üniversiteler ve özel sektör iş birliği ile geliştirilen projeler, hem yenilikçi çözümler üretme sürecini hızlandırıyor hem de nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine olanak tanıyor. Öte yandan Türk mühendislerinin tasarladığı ve ürettiği rüzgâr türbinleri, Avrupa ve diğer küresel pazarlarda da kendine yer buluyor.
Özellikle enerji fiyatlarının küresel çapta arttığı bir dönemde Türkiye'nin bu atılımı, enerji ithalatını azaltmak ve sürdürülebilir kaynaklara yönelmek açısından stratejik bir öneme sahip. 2035 yılına kadar toplam enerji ihtiyacının yüzde 30'unun yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedeflenirken, rüzgâr enerjisinin payının yüzde 20'nin üzerine çıkması öngörülüyor.
(Dilvin Altıkardeş)