Türkiye tohumculukta dış ticaret fazlasını büyüttü

Türkiye, tohumculuk sektöründe dış ticaret fazlasını artırmayı sürdürerek bu alandaki gücünü pekiştirdi. Verilere göre, ülkenin tohum ihracatı, ithalatını geride bırakarak ciddi bir büyüme kaydetti. Uzmanlar, bu başarının ardında etkili Ar-Ge yatırımları, stratejik planlamalar ve sektördeki yenilikçi yaklaşımların önemli bir rol oynadığını belirtiyor.

Haber Giriş Tarihi: 17.06.2026 15:48
Haber Güncellenme Tarihi: 17.06.2026 15:48

Son birkaç yılda hızla gelişen yerli tohum üretimi, Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü artırmasına olanak sağladı. Yerli tohum çeşitlerinin hem kalite hem de dayanıklılık açısından önemli iyileştirmeler göstermesi, ihracat pazarında Türkiye’yi güçlü bir aktör konumuna getirdi. 2026 yılında, tohum ihracatından elde edilen gelir, geçen yıla göre %12 oranında artış göstererek 240 milyon doları aştı. Aynı dönemde tohum ithalatına harcanan miktarın 180 milyon dolarda kalması, net ticaret fazlasında rekor kırılmasını sağladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, bu başarıda özellikle yerli üreticiye sağlanan desteklerin ve Ar-Ge projeleri için ayrılan fonların etkili olduğunu vurguluyor. Türkiye’nin farklı iklim ve coğrafi koşullara uyum sağlayabilen yerli tohum çeşitlerini geliştirmeye odaklandığını belirten yetkililer, bu ürünlerin sadece iç pazarda değil, aynı zamanda ihraç edilen ülkelerde de yüksek talep gördüğüne dikkat çekiyor.

İhracat yapılan ülkeler arasında Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Güney Amerika’ya kadar geniş bir yelpaze bulunuyor. Türk ürünlerinin doğal koşullara uyum sağlama kapasitesinin bu başarıyı sağladığı belirtiliyor. Araştırmalar, Türk tohumlarının dayanıklılık ve verimlilik açısından uluslararası piyasada artan bir güven kazandığını ortaya koyuyor.

Uzmanlar ise sürdürülebilir başarı için yeni hedeflere dikkat çekiyor. Genetik çeşitliliğin korunması, yerel türlerin geliştirilerek küresel standarda uygun hale getirilmesi ve biyoteknolojik yatırımların artırılması bu hedeflerin başında geliyor. Ayrıca, uluslararası pazarda daha fazla yer edinmek hedeflenirken kalite standartlarının yükseltilmesi ve markalaşmanın önemi bir kez daha vurgulanıyor.

(Ayşe Gezkin)