
Yapılan son güvenlik araştırmalarına göre, üretken yapay zekâ çözümleri, zararlı yazılımların tespitten kaçınacak şekilde kodlanabilmesine olanak sağlamaya başladı. Örneğin, bazı kötü amaçlı yazılımlar artık internet üzerindeki yapay zekâ destekli araçlar tarafından otomatik olarak geliştirilip, kullanıcıların verilerini çalmak ya da cihazlarını kontrol altına almak için daha karmaşık yöntemler kullanıyor. Google’ın kendi Android platformuna yönelik gerçekleştirdiği analizler de bu bulguları destekliyor. Özellikle 2023’ün üçüncü çeyreğinde Android cihazlarda tespit edilen kötü amaçlı uygulamaların büyük bir kısmının, yapay zekâ yardımıyla üretildiği ve bu sayede daha tespit edilemez hale geldiği belirtiliyor.
Uzmanlar, bu yeni tehdit dalgasının iki ana boyutu olduğunu belirtiyor: birincisi, zararlı yazılımların daha etkili ve kişiselleştirilmiş bir şekilde oluşturulması; ikincisi ise siber saldırganların yapay zekâ destekli oltalama (phishing) saldırılarıyla daha inandırıcı içerikler üretmesi. Özellikle sosyal mühendislik tekniklerinde yapay zekâ aracılığıyla yazılan saldırı mesajlarının, kullanıcıları kandırma oranını ciddi ölçüde artırdığı ifade ediliyor.
Android kullanıcıları için tehlike arz eden bu durum karşısında, güvenlik önlemleri almak her zamankinden daha hayati hale geldi. Google, Play Store üzerinden sunulan uygulamaların daha sıkı kontrol edildiğini ve yapay zekâ destekli algoritmalarla yeni zararlı yazılım tespit teknikleri üzerinde çalışıldığını duyurdu. Buna rağmen, kullanıcıların bilinmeyen kaynaklardan uygulama indirmemesi ve cihazlarını düzenli olarak güncellemesi gerektiği sık sık vurgulanıyor.
(Özkan Güngörmez)