
Nörodejeneratif hastalıklar, Parkinson, Alzheimer ve demans gibi ciddi sağlık sorunlarını kapsıyor. Bu hastalıkların kilit özelliği, sinir hücrelerinin zamanla işlevini yitirerek ölmesidir. Ancak, genellikle teşhis için belirgin semptomların görülmesi gerekiyor ki bu aşamaya gelindiğinde hastalık çoğunlukla ilerlemiş durumda oluyor. Araştırmacılar ise bu aşamayı daha erken tespit etmenin yollarını aramaya devam ediyor.
Son yıllarda yapılan bazı çalışmalar, uykuda yaşanan istem dışı hareketlerin veya sesli ifadelerin erken bir alarm olabileceğini gösteriyor. Örneğin, REM uykusu davranış bozukluğu adı verilen bir durum, Parkinson hastalığı riski ile ilişkilendiriliyor. Bu bozukluk, kişilerin rüya sırasında fiziksel hareketler sergilemesine ve bazen de bağırma gibi sesli tepkiler vermesine neden oluyor. Sağlıklı bir REM döngüsünde kaslar geçici olarak felç durumuna girerken, bu bozukluğu yaşayan bireyler rüyalarını adeta gerçek hayatta yaşıyormuş gibi tepki verebiliyor.
Nörolojik araştırmalar, bu tür uykusal anomalilerin beyindeki sinir hücrelerinde erken hasar belirtileri olduğunu öne sürüyor. Özellikle beynin hareketi kontrol eden bazı bölgelerinde gerçekleşen dejenerasyonun ilk göstergesi olarak REM uykusu davranış bozukluğunun işaret ettiği düşünülüyor. Bu da hastalığın henüz diğer semptomlara dönüşmeden önce tespit edilmesine olanak tanıyabilir.
Tıp dünyası bu potansiyel bulgular üzerinde yoğunlaşırken, standart sağlık kontrollerinde uyku düzeni ve davranışlarının daha yakından izlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar ayrıca insanların uyku sırasında sergiledikleri sıra dışı hareketleri veya tepkileri gözlemleyip bu durumları bir uzmana bildirmelerinin önemine dikkat çekiyor.
Gelecekte teknolojik gelişmeler sayesinde, uyku sırasında elde edilen veriler yapay zeka ve analiz sistemleriyle değerlendirilerek, nörolojik hastalıkların daha hızlı ve etkili bir şekilde tespit edilmesi mümkün hale gelebilir. Bu sebeple, uyku çalışmalarının hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı açısından büyük bir öneme sahip olduğu açıktır.
(Özkan Güngörmez)